Sınırları açın güvenli geçişi sağlayın Haberler
23.1.2016 19:26:24

Ege ve Akdeniz’de yaşanan mülteci ölümlerinin ve Avrupa'daki mültecilere yönelik ırkçı saldırılara karşı mültecilerle dayanışma için eş zamanlı uluslararası eylemin İzmir ayağı yapıldı. Polis yürüyüşe izin vermedi.

İnsan hakları ve mültecilerle ilgili çalışmalar yapan kurumlar ve aktivistlerin bir araya gelmesiyle oluşturulan İzmir Mültecilerle Dayanışma Platformu, uluslararası düzeyde eş zamanlı gerçekleştirilen eylemin İzmir ayağı Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde yakın Kitabevi önünde yapılan basın açıklamasıyla gerçekleştirildi.

Mültecilerle Dayanışma Platformu üyeleri Yakın Kitabevi önünde toplanıp, dövizler ve Irkçılığa Hayır, sınırları açın, mültecilerle dayanışmaya” pankartı açarak Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürümek istediler. Ancak polis, yürüyüşe izin vermedi.

Platform üyeleri, yürüyüş engellendiği için açıklamayı toplandıkları yerde yapmayı kararlaştırdı. Açıklama yerinde Suriyeli mülteciler, söz alarak konuşmalar yaptılar ve Arapça sloganlar attılar. Ayrıca Türkçe olarak “Sınırları Açın Güvenli Geçişi Sağlayın, İltica Hakkı İnsan Hakkıdır, Mülteciler Hoş Geldiniz” sloganları atıldı. Platform adına açıklamayı Uluslararası Af Örgütü aktivisti Dilan Taşdemir okudu.

Avrupa dışından Türkiye’ye gelenler mülteci statüsü alamıyor

Taşdemir, bu etkinliğin amacının Avrupa'ya geçişlerde ölümler son bulsun diye sınırları açın çağrısı olduğu ancak çağrıyı yapamadan çok sayıda mültecinin daha göz göre göre hayatını kaybettiğini belirtti. Avrupa'nın birçok kentinde insan hakları aktivistleri olarak mülteciler için sokakta olduklarını ve aynı anda devletlere “sınırları açın ve mültecilere haklarını verin” diye seslendiklerine dikkati çekti. 

Taşdemir, Türkiye'nin 1951 Cenevre Sözleşmesi'ne koyduğu coğrafi sınırlamadan dolayı Avrupa dışından gelenlerin mülteci statüsünü alamadıklarını ve uluslararası standartlara uygun bir korumadan yararlanamadıklarına vurgu yaptı.

Mültecilerin insan onuruna yakışmayan ağır yaşam koşullarından, çalışma hakkından yararlanma zorluklarını aktaran Taşdemir, “Okul çağındaki mülteci çocukları bile ağır işlerde yok pahasına çalışmaya iten, kız çocuklarını erken yaşlarda evliliklere zorlayan, mültecileri insan onuruna aykırı hayatlar yaşatan bu düzen kimsenin hakkı değildir” dedi.

Türkiye'de yaşayamayan mülteciler, ölümü göze alıyorlar

Taşdemir, ağır yaşam koşullan ve geleceğe yönelik güvenceleri olmadığı için Türkiye'de yaşayamayan mültecilerin, ölümü göze alarak insan onuruna yakışır hayatlar yaşayabileceklerine ve güvende olacaklarına inandıkları Avrupa ülkelerine gitmeyi tercih ettiklerini ifade ettiler.

Birleşmiş Milletlerin resmi rakamlarına göre sadece 2015 senesinde Türkiye üzerinden 850 binden fazla mültecinin düzensiz yollarla Avrupa ülkelerine gittiğini ancak son bir yılda binlerce mültecinin Akdeniz'de yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Taşdemir, “Akdeniz, onlar için mezarlık oldu. Bütün bu yaşananların farkında olan AB ise sınırlarını açıp mülteciler için güvenli bir geçiş sağlamak yerine sınır güvenliği için milyar dolarlar harcıyor. Son olarak Türkiye'ye, Avrupa kalesinin kapı bekçisi olması karşılığında 3 Milyar Avro kirli bir pazarlığa imza atma hazırlığında” dedi.

Avrupa ve Türkiye halklarına çağrı 

Mültecilerin sadece barınma, çalışma, eğitim gibi sorunlarla karşı karşıya kalmadığını tüm Avrupa'da ve Türkiye'de ciddi boyutlara ulaşan ırkçı nefret söylemleri ile de karşı karşıya kaldığını hatırlatan Taşdemir, “Avrupa ve Türkiye halklarına çağrımız şudur ki: mülteciler düşmanımız değildir. Artan işsizliğin, ücretlerin düşürülmesinin, yükselen ev kiralarının ve yaşanan bombalı saldırıların sebebi mülteciler değil, devletlerin politikalarıdır. Mültecilere yönelik saldırgan davranışlar tüm bu sorunları çözmeyecek aksine devletlerin savaş politikalarını daha da güçlendirecektir” dedi.

Avrupa ve Türkiye devletlerine çağrı

Mültecilerin, ‘misafir’ olarak görülmelerine bir son verilmesini, uluslararası koruma ihtiyacı olan herkese mülteci hakkı verilmesini talep eden İzmir Mültecilerle Dayanışma Platformu adına açıklamayı okuyan Dilan Taşdemir, “denizlerde yaşanan mülteci ölümlerinin sona ermesi için Avrupa Birliği'ni düzenli geçiş yollarını sağlamaya ve Türkiye gibi Avrupa dış sınırında bulunan üçüncü ülkelerle mültecilerin durdurulmasına yönelik anlaşmalardan vazgeçmeye çağırıyoruz” dedi. 

0
1
2
3
4
5
Yorumlar...