Türkiye’ye barış, akademiye özgürlük Haberler
25.1.2016 22:11:08

İzmir Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyle görüşlerini kamuoyuna sunan 2212 bilim insanlarına destek sunarak, düşünce ve ifade özgürlüğünün, barış ve demokrasinin bir kez daha altını çizdiler.

İzmir Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri adına DİSK Ege Bölge Temsilciliği, KESK İzmir Şubeler Platformu ve TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu'nun çağrısıyla Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen basın açıklamasına Türk Tabipleri Birliği, siyasi partiler, milletvekilleri, belediye başkanları, sendikalar, dernek ve vakıf temsilcileri de katılarak akademisyenlere dayanışmalarını açıkladılar.

Akademisyenlere yapılanlar kabul edilemez

İzmir Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri adına açıklama, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı tarafından okundu.

Sarı, Barış İçin Akademisyenlerin ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ başlığıyla, 11 Ocak 2016’da 1128 imzayla kamuoyuna duyurduğu metni, 22 Ocak 2016 tarihinde Türkiyeli 2212, yurtdışından da 2279 akademisyen ve araştırmacının imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu hatırlattı.

Barış talebini dile getiren akademisyenlerin, günlerdir aşağılanmaya çalışıldığını, hedef gösterildiğini ve tehdit edildiğine dikkat çeken Memiş Sarı, “akademisyenler hakkında Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu uyarınca soruşturmalar başlatılmıştır. Gözaltına alınan, yurt dışına çıkma yasağı getirilen, hakkında idari soruşturma başlatılan, işinden atılan, görevinden uzaklaştırılanlar bulunmaktadır. Bütün bunları haksız ve kabul edilemez buluyoruz” dedi.

Rektörlüklere mektupla Uyarı

YÖK emriyle idari soruşturma başlatmaya hazırlanan rektörlükler olduğunu bilgisi aldıklarını bunun üzerine rektörlüklere bir mektup yazdıklarını aktaran Memiş Sarı, mektupta ifade etikleri şu başlıklarla sıraladıklarını ifade etti:

Fikirlere ancak başka fikirlerle karşı çıkılır; soruşturma ve ceza tehditleriyle karşı çıkılamaz. 

İfade özgürlüğünü bir “evrensel ilke” yapan, yalnızca savunduğumuz görüşler için değil; benimsemediğimiz, hatta karşı olduğumuz görüşler için de geçerli olmasıdır.

Üniversiteler bu evrensel ilkeye koşulsuz olarak sahip çıkması gereken kurumlardır.

Meslektaşlarımızın, sadece ve sadece görüşlerini açıkladıkları için üyesi oldukları üniversiteler tarafından idari soruşturmalara maruz bırakılmaları, başta ifade özgürlüğü olmak üzere, üniversiteyi üniversite yapan tüm değerler açısından kabul edilemez bir durumdur.

Olası soruşturmalar, bilim insanlarını, aynı zamanda kimi çevrelerce yürütülen linç kampanyasının da açık hedefleri haline dönüştürecektir.

Üniversitenizin adını tarihe; tamamen politik saiklerle alınmış kararlara dayanan, hukuka uygun olmayan ve evrensel bir hak olan düşünce ve ifade özgürlüğüyle çelişen bir uygulamanın destekçisi olarak geçmesini istemeyeceğinizi düşünmekteyiz.

Bu nedenlerle, rektörlüğünüzün üniversiter yapının temeli olan ifade özgürlüğü ilkesine bağlı kalmasını beklemek en doğal hakkımızdır. Modern üniversite geleneğinin tarihsel misyonuna sahip çıkmanızı ve fikirleri cezalandırmamanızı talep ediyoruz.”

Barış koşullarının sağlanmasını devletten talep ediyoruz

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak, savaştan ve ölümden değil, barıştan ve yaşamdan yana olduklarına vurgu yaparak, “Yaşanan her ölüm için derin bir üzüntü duyuyoruz. Barış koşullarının sağlanmasını vatandaşı olduğumuz devletten talep ediyoruz. Ülkemizde herkesin kendini güvende hissettiği koşulların yerleştiği güne kadar bu yönde çaba harcamaya devam edeceğiz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Siyasiler ve kurumlardan dayanışma açıklamaları 

Açıklamadan sonra CHP İzmir Milletvekilleri Murat Bakan ve Tacettin Bayır, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, Seferihisar belediye Başkanı Tunç Soyer, HDP Parti Meclisi Üyesi İbrahim Akın, Türkiye İnsan Hakları Vakfı Yürütme Kurulu Üyesi Coşkun Üsterci, İmece Derneği'nden Günseli Kaya ve Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş söz alarak akademisyenlere desteklerini açıkladılar.

CHP Milletvekili Murat Bakan, iktidarın anayasanın hükümlerini uygulamadığını, yapılan açıklamayı milletvekili olarak desteklediğini belirtti.

CHP Milletvekili Tacettin Bayır, demokrasinin askıya alındığı, meclisin bypass edildiği, yargının bağımsız olamadığı ve toplumun medya aracılığıyla hipnoz edildiği bir süreçten geçildiğini belirterek tek adam dayatmasının kabul edilmemesini, özgürlükleri savunmaya çağrı yaptı.

Konak Belediye Başkan Sema Pekdaş, İzmir’de çatışmalar yaşanmasa da güvenli görünmediğini, iki örnek vererek açıkladı. Kadına yönelik şiddete karşı uluslararası bir toplantının ve Hollanda’da ki bir tasarım sergisinin İzmir’e getirmek için yaptıkları planların yurtdışı partnerlerinin İzmir’in güvensiz olduğu gerekçesiyle iptal edildiğini söyledi.

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, kimsenin tek başlarına kendi kurtuluşlarının peşinde koşamayacak kadar sistem tarafından kuşatıldığına dikkat çekerek “Kurtuluş yok tek başına ya Hep beraber ya hiç birimiz” sloganının bir çığlığa dönüştüğünü vurguladı.

HDP Parti Meclisi üyesi İbrahim Akın, HDP milletvekillerinin de toplantıda olmak istediklerini ancak yurtdışı ve önceden planlanmış programları nedeniyle toplantıya katılamadıkları bilgisini verdi. Akın, sokağa çıkma yasağı olan bölgelerde yaşananların 12 Eylül’ü aratır nitelikte olduğunu ifade etti. Milletvekillerinin çatışmaların ortasında kaldığı dönemde akademisyenlerden gelen desteğin önemini vurgulayarak akademisyenlere yapılan saldırı karşısında da herkesin akademisyenlerin yanında olmasına çağrı yaptı. 

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Başkanı Prof. Dr. Kemal Kocabaş, 12 Eylül’de araştırma görevlisi olarak yaşadığı sıkıntıları paylaşarak bugünkü durumun benzerliğini vurguladı.  

Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir temsilcisi Coşkun Üsterci, temel hak ve özgürlükleri güçlendirmeyi hedefleyen taleplere yönelik linç uygulamalarının, soruşturma açılmasının, gözaltına alınmalarının kabul edilemeyeceğini belirterek, vakıflar olarak temel hak ve özgürlüklerin ihlaline karşı uluslararası düzeydeki girişimlerinden olumlu sonuçlar aldıklarını söyledi. 

İmece Dostluk Derneği’nden Günseli Kaya, Karşı karşıya kaldığımız baskılara karşı güçlerin birleştirilmesinin önemini hatırlatarak toplumun tüm kesimleriyle akademisyenlerin yanında olunduğunu söyledi.

0
Yorumlar...