Türkiye’nin ilk sosyalist dergisi “İştirak” ve sahibi "Sosyalist Hilmi” Portreler...
30.4.2010 15:18:56

Türkiye’nin İlk Sosyalist Dergisi “İştirak” ve Sahibi” Sosyalist Hilmi”
Erol ÜYEPAZARCI

Bilindiği gibi Türkiye’de sol hareket ve fikirler önce Selanik’te ortaya çıkmış, özellikle Musevi sosyalistlerin gayretleriyle belirli bir aşamaya gelmiştir. İstanbul’da ise sosyalizmden bir fikir olarak söz edilmesi II. Meşrutiyet’in ilanından sonraki göreceli serbest ortamda başlamıştır. Açıkça sosyalist fikirlerin sözcülüğünü yaptığını ifade eden ilk dergi ise sonraları “sosyalist” veya “iştirakçi” adıyla ünlenecek olan Hüseyin Hilmi’ nin çıkardığı “İştirak” dergisi olacaktır.

“İştirak”i anlatmadan önce onun sahibi olan ve renkli bir kişilik sergileyen Hüseyin Hilmi’den söz etmek istiyoruz. Hüseyin Hilmi İzmir doğumludur. O dönemin deyimiyle “kanun neferi” yani polis olarak çalıştıktan sonra eline geçen bir mirastan yararlanarak gazeteciliğe soyunmuş ve “İzmir” isimli gazeteyi satın alıp, II. Meşrutiyet’ten sonra “Serbest İzmir” adıyla neşretmiştir. Hilmi, dönemin iktidarı İttihat ve Terakki’ye karşıtlığıyla tanınmaktadır. Önce Prens Sabahattin’in fikri önderliğindeki Abrar Fırkası’nı desteklemiş daha sonra da İstanbul’ a gelerek kendisi gibi İzmirli olan II. Meşrutiyet sonrası Türk düşünce hayatının en önemli isimlerinden Baha Tevfik(1881-1914) ile tanışmış; materyalist felsefenin savunucusu olan Baha Tevfik’in etkisiyle sosyalizme meyletmiş ve başlığının altında ‘Sosyalizm Efkarının Mürevvicidir” (Sosyalist Düşüncelerin Yandaşıdır) ibaresi bulunan “İştirak” dergisini çıkarmaya başlamıştır. Bilgi birikimi yeterli olmamasına ve derginin fikri yönetimi Baha Tevfik de olmasına karşın Hüseyin Hilmi ateşli ve inanmış bir kişilik sergilemektedir, sık sık hapse girer, dergisi kapatıldığında dergisini başka isimlerle çıkarmanın yollarını arar. Bu arada Osmanlı Sosyalist Fırkası’nın da kurucusudur. Cesurdur Hüseyin Hilmi; örneğin İttihatçı fedailer tarafından muhalif gazeteci Ahmet Samim öldürüldüğünde, Ahmet Samim’in ölmeden yazdığı ve yakında öldürüleceğinden söz eden mektubunu hiçbir yayın organı neşretmeye cesaret edemezken o, İştirak’te basmıştır. Bu gibi cesur hareketlerinin karşılığını da Mahmut Şevket Paşa suikasti sonunda Sinop’a sürülmekle alacak, 1912-1918 yılları arasını sürgünde geçirecektir.

1918’de döndüğü İstanbul’da partisini bu kez Türkiye Sosyalist Partisi adı altında kurar. Başta bir etkinliği olmayan parti, İstanbul hamallar kahyası Salih Reis ile yabancıların elindeki Tramvay Şirketi’nin Aksaray Deposu Müdürü Rasim Şakir Bey’in gayretleriyle hızla gelişir ve İstanbul’da 1920 ve 1921‘de çok başarılı grevler örgütler, ülke tarihinde ilk kez çok görkemli 1 Mayıs kutlamaları düzenler. Bütün bu eylemlerin başında heyecanlı ve etkili kişiliğiyle Hüseyin Hilmi vardır. Yabancı şirketler işçi olaylarında artık onu muhatap kabul edeceklerdir. Ancak 1922 yılında örgütlediği grevlerin başarısızlığından sonra büyük bir kırmızı özel otomobil ile dolaşmaya başlaması, bol para harcaması dedikodulara neden olmuş İstanbul’u işgal eden İngilizlerin gizli servise adına çalıştığı söylenmeye başlanmıştır. Dedikodular sürerken, 1922 yılı 15 Kasım’ında eskiden sivil polis olduğu söylenen Ali Haydar adında biri tarafından öldürülür. Cinayete eşcinsellik suçlaması bulaştırılmasına karşın genel kanı cinayetin İstanbul’daki yabancı şirketler tarafından yaptırıldığı merkezindedir. Hüseyin Hilmi fikri derinliği olmamasına karşın samimiyeti, örgütçülüğü, heyecanı ile sol akımlar içinde öncülüğü olan bir kişidir.

İştirak dergisi
Hüseyin Hilmi’nin sahipliğini yaptığı “İştirak” dergisinin ilk sayısı 13 Şubat 1325’te (26 Şubat 1909) çıktı; dergi haftalık, büyük boy 16 sayfadır. 2 Eylül 1326’da (15 Eylül 1910) çıkan 20. sayısından sonra mahkeme kararıyla kapatıldı, yerini iki sayı çıkan “İnsaniyet” dergisi aldı ve ondan sonra yayını 1912’ye kadar devam etmedi. 1912’de İttihatçıların iktidardan düşmesi üzerine yeniden yayınlanmaya başladı ve yine 20 sayı yayınlandı, 14 Teşrinievvel 1328’de (27 Ekim 1912) günlük gazeteye dönüştü. Ancak kısa süre sonra Bab-ı Ali baskını ile İttihatçılar tekrar idareye el koyunca kapandı.

İştirak’in ilk 18 sayısının başlığı altında “Biri yer, biri bakar; kıyamet ondan kopar” ibaresi vardır. 18. sayıdan sonra ise Tevfik Fikret’ in ünlü “Milletim nev’i beşerdir, vatanım ruy-i zemin” dizesini görürüz. Dergi ilk sayısında amacını açıklarken sözü şöyle bağlamaktadır; “İnsaniyete hizmet için olan şu teşebbüsümüz bizce büyük bir ehemmiyete haizdir, ümit ediyoruz ki bu adım terakkiye, ittihata doğru olan hareketin girizgahı olacaktır.”

Dergide sosyalizmi tanıtan yazılara önem verilmektedir; “Sosyalizm Nedir” başlıklı yazı dizisi ilk sayıdan başlayıp devam etmekte, “Sosyalizm ve Köylüler”, “Sosyalizmin Geleceği”, “İşçi ve Düşün Adamları”, “Amerikalı Bir Milyarderin Bir Sosyalist ile Konuşması”, “Tatil-i Eşgal” (Grev), “Bugünkü Toplumsal Sınıfların Oluşması”, “Sermaye ve Emek” tarzında yazı dizileri sürekli yer almaktadır. Dış dünyadan haberlere de rastlamak mümkün; örneğin Marsilya’daki grevler, Rusya’da sosyalistlerin yargılanması gibi olaylar günü gününe izlenmekte ayrıca ünlü sosyalistlerin (Blanqui, Prud’homme, Bakunin) yaşam öyküleri yer almaktadır. Bunların dışında ikinci sayıda Bursa’da ipek tezgahlarında zor koşullar altında çalışan amele kızların milletvekillerine açık mektubu dikkate değer. 13. ve müteakip sayılarda Tramvay Şirketi çalışanlarının grevine geniş yer verilmiş, bunu Tophane Fabrikası işçilerinin eylemlerinin anlatılması izlemiştir. Osmanlı hanedanına damat olanlara maaş bağlanması üzerine de çok şiddetli tenkitler yapılmaktadır.

“İştirak”te, kendisine saldıran tutucu dergilerle sert polemikler de yer alır. Örneğin sosyalistleri “zehirli bir mikrop, anarşistlerin sütkardeşi” olarak tanımlayan İttihat Terakki yanlısı “Şuray-ı Ümmet” dergisine aynı şiddetle yanıt verilmiş, adı geçen derginin yazarı herzevekil (saçma sapan laflar eden) bir kişi olarak ilan edilmiştir.

İştirak’i çıkaranlar uluslararası sosyalist partilerle ilişki kurmuşlardır. 6. Sayıda Fransız Sosyalist Partisi’nin efsaneleşmiş lideri Jean Jaures’in İştirak’ e yazdığı şu cevap mektubu yayınlanır:

“Paris 26 Şubat

Sizi bütün kalbimle tebrik eder, başarılarınızı dilerim. Her türlü yardım ve desteğe hazır olduğuma emin olunuz. İstediğiniz bilgilerin verilmesi ve gerekli kitap ve dergilerin gönderilmesi için yanıtınızı beklerim. İsteğinize uyarak partimizin programını gönderdik. Metin, gayretli ve sebatlı olunuz. Sosyalizm daima dirençlilik ve ciddiyet ister. Türkiyeli kardeşlerimize selamlarımın iletilmesini rica ederim.
Jean Jaures”

2 Eylül 1326 (15 Eylül 1910) sayılı nüshada yeni kurulan “Osmanlı Sosyalist Fırkası” nın beyannamesi yayınlanır.
Derginin yazılarının çoğunu Baha Tevfik yazmasına karşın, dergide imzası görülmemektedir. Ancak onun fikir arkadaşları olduğu bilinen A.Refik, Abdullah Hayri, Ferruh Niyazi ve Ahmet Nebil dergide kendi imzalarıyla yazmaktadır. İştirak’te o dönemin genç edebiyatçıları Ali Canip ve Refik Halit’in şiir ve öykülerine de rastlanmaktadır. İştirak’te çoğu naif içerikli şiirlere de sıkça tesadüf ediyoruz. Bu şiirler “ruhsuz zenginlere” ithaf edilen bu şiirler aracılığıyla söz konusu kişiler eleştirilmekte veya Muallim Cudi imzalı “Amele Şarkısı”nda olduğu gibi işçileri hedef almaktadır.

Konuyu İştirak’in 18 Nisan 1326 (1 Mayıs 1910) tarihli 10. sayısında çıkan ve belki ülkemizde “1 Mayıs” in önemini ilk kez vurgulayan makalesinden bir alıntı ile noktalayalım:

Şu geniş memleketin her tarafında bulunan ameleyi, ipek ve halı fabrikalarında çalışanları, şimendöfer ve tramvay amelesini davet edelim. Bütün haksızlığa kurban olanları bir yere toplayarak onlara hitap edelim:
 
Ey sefiller! Gece gündüz, her saat ve her dakika kesintisiz esir gibi çalışmanıza karşın bugün hiçbir şeyin sahibi değilsiniz. Aranızda anlaşınız ve birlik olunuz. Birlik harikulade bir kuvvettir. Bu şekilde hukukunuzu savununuz, sizden görev yapmanızı isteyenlerden, kendi görevlerini yerine getirmelerinin zorunlu olduğunu anlamalarını isteyin iz. Bunları yapabildiğiniz zaman siz de uluslararası amele birlikleri gibi tek bir dille ve yüksek sesle: [Yaşasın Mayıs Bir] diye bağırmaya hak kazanmış olursunuz.”
0
Yorumlar...