Bazılarını ya Hrant gibi öldürürler ya da Pınar gibi Söyleşiler
16.5.2013 00:26:16, Esmeray

DEÜ İİBF Kamu Yönetimi Bilimsel Düşünce Topluluğu ile İktisat Kulübünün üyelerinin çağrısıyla fakültede sosyolog Pınar Selek’e adalet için ‘Bizim Atölye’ oyunu ile sahne alan Esmeray ile Yurtsuz.net için Aycan Şahin ve Ayşe Kavas söyleşi yaptılar.
 
14 Mayıs Salı günü Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi‘nde Kamu Yönetimi Bilimsel Düşünce Topluluğu ile İktisat Kulübü’nün üyeleri, sosyolog Pınar Selek’e adalet için ‘Bizim Atölye’ oyunu ile sahneye çıkan Esmeray’ı üniversite öğrencileri ile buluşturdu.
 
Daha önceki oyunları ‘Cadının Bohçası’ ve ‘Yırtık Bohça’da kendi öz yaşam öyküsünden anekdotları  ironik bir üslupla sahneye taşıyan Esmeray, ‘Bizim Atölye’ adlı anlatı-oyununda da benzer bir yol izliyor. Ancak bu sefer Esmeray, Pınar Selek’le dostluklarının başlamasını sağlayan ‘Sokak Sanatçıları Atölyesi’ deneyimine odaklanıyor. Bizim Atölye, sokaktan toplanan çöplerin dönüştürülüp tekrar sokağa geri kazandırıldığı diğer yandan da tiyatro gösterileri, dergi çalışmalarının yapıldığı ve katılanların dönüşümünün hikayesi.
 
Pınar Selek’i, hayattan farklı mekanizmalar aracılığıyla dışlanan ancak dostlukları ile birlikte dönüşen, dönüştüren birine sorduk. Esmeray’a sorduk…
 
Yurtsuz - Cadı’nın Bohçası, Yırtık Bohça ve sonra 3. Oyununuz ‘Bizim Atölye’ bu oyun nasıl doğdu?
 
Esmeray - Yırtık Bohça, Cadının Bohçası benzer oyunlar birbirinin devamı. Orada anlatamadığım bazı şeyler var. Hepsini birden anlatırsam aylar yetmez. Dolayısıyla en önemli anları anlatıyorum. Ama Cadı’nın Bohçası bir özet, direk transseksüel bir kadının hayatı değil. Onun üzerinde başka şeyler var. Yırtık Bohça da onun devamı. Bizim Atölye’nin de benim için çok özel bir yeri var. Hep anlatmak istiyordum. Eskiden beri düşünüyordum. Bu süreç, mahkeme süreci başlayınca atölyemiz dağıldı ve Pınar’ı aldılar. Bunu hemen anlatmam lazımdı. Bu bir tanıklık oyunu…
 
Yurtsuz - Atölye kapandıktan sonra 15 yıl boyunca yaşanan bir hukuk cinayeti ile karşı karşıyayız. Buna rağmen o dönemde siz nasıl birbirinize tutundunuz? Pınar Selek ile olan dayanışmanız nasıl sürdü?
  
Esmeray - Pınar’ı tanıyorduk biliyorduk. Bizden daha iyi bir tanık yoktu. Ve oyunda da anlattığım gibi çok güçlü sevgi bağları birbirimize tutunmamızı sağladı. Kimsenin anlayamayacağı, kelimelere sığamayacak baki bir dostluk var. O dostluk aradan değil 15 yıl, 50 yıl da geçsin kopmaz. Pınar ile birlikte hop oturup hop kalktık. Tabi ki onun kadar yaşayamayız. Ancak o süreç Pınar ile birlikte hepimizin burnundan getirdi. Yani aslında en çok zoruma giden şey; o atölye bizimdi. Bizim atölye sabah kadar açık olan bir yerdi. O atölyede pınar bir gün geçirse biz de 24 saatimizi orada geçiyorduk. Pınar’a yüklenen bir suç var ise bizi de almaları gerekirdi. Yardım yataklık ise biz bunu yaptık. Neden sadece Pınar’ı aldılar?
 
Yurtsuz - Atölye kapanmasaydı eğer orada yaşanacaklara dair gözünüzde canlandırdığınız sahneler var mı?
 
Esmeray - O atölye ile birlikte Amargi kuruldu, orada resim yapmayı öğrenen çocuklar daha sonra da bunu sürdürdüler. Sokakta sattılar yaptıkları resimleri. Orayı baki kalacağımız bir yer, tipik bir dernek olarak düşünmedik. Atölye gitti, Amargi oldu. Amargi kapandı sonra başka şeyler olacak… Bizim bütün mekanlarımız yol geçen hanı gibiydi.
 
Yurtsuz - Pınar Selek ile birlikte farklı dışlama mekanizmalarından etkilenen insanlar bir araya geliyorsunuz. Aynı mahallede yaşıyor olmanıza rağmen sizin bile aranızda var olan güvensizliğinizi o nasıl aştı? Sizin dönüşümünüzden ziyade onun dönüşümü nasıl oldu peki? Üniversiteyi birincilikle bitirip kariyer peşinde koşmak varken neden bu hayatı tercih etti sizce?
 
Esmeray - Pınar’dan bizim öğrendiğimiz şeyler kadar Pınar’ın da bizden öğrendikleri oldu. Sokağı, hayatı… Örneğin seks işçiliği üzerinden tez yazan ancak sokağa temas etmeyen sosyologlar gibi uzaktan bakıp çalışmalar yapmadı. Bizimle birlikte yaşadı. Sosyoloji’yi en iyi koşullarda okumuş bir Prof. ile Pınar gece sokağa çıksın Pınar her şekilde sokağın dilini bildiği için karşılaşacağı şiddete karşı ne yapması nasıl davranması gerektiğini çok iyi bilir. O bakışı, dostluğu, içten yürekten akan bir şey vardı bize doğru… Sizi onlarca sokak çocuğun, travestinin arasına koyduğumuzda korkarsınız değil mi? Ama Pınar öyle bir güven veriyor ki onlar onu koruyor, sahip çıkıyordu.
 
Yurtsuz - Dünya tarihinde görülmeyen hukuk skandalından söz ettik. Ne yaptığını bilmeyen bir yargı mekanizması ile karşı karşıyayız. Ne yapmaya çalışıyorlar sizce?
 
Esmeray - Pınar’ı öldürmeye çalışıyorlar. Bazılarını ya Hrant gibi öldürürler ya da Pınar gibi… Ancak Pınar’ın büyüttüğü dayanışmayı, sevgi birliğini hesaba katamadılar. Milliyetçilere karşı hedef gösteremediler. Çünkü Pınar’ın milliyetçilerle de arası iyiydi. Mesela Hortum Süleyman (bize işkence yapan emniyet müdürü) Pınar Selek’in annesi Ayla Hanım’ı arayıp ‘Ben bu kızın oraya bomba koyacağına inanmıyorum’ diyen bir insandı. Öyle bir komiserin kefili söz konusu. Düşünsenize bir yerde bir bombanın patlamasının ardından gösterdiğiniz hedefe ne yaparlar? Linç ederler. Ancak bunu başaramadıklarından tam da bu noktada Pınar Selek’i kriminalize ettiler. Artık onlar da ne yaptıklarının farkında değiller. Sürekli kafaları karıştırıyorlar. İşin içinden çıkamıyorlar. Hata üzerine hatalar tekrarlanıyor. Savcının son temyiz kararı istemesi garip, mahkemeye o da inanmıyor.
 
Yurtsuz - Avrupa’da da özellikle Fransa’da Pınar Selek ile birlikte büyük bir dayanışma söz konusu. Bu sene 8 Mart’ın sembolü olması büyük bir dayanışma örneği. Orada bu davaya kolektif bir itiraz var. Türkiye ile durumu kıyaslayınca yeterli buluyor musunuz yapılanları?
 
Esmeray - Türkiye’de de bunun üzerine birçok etkinlikler düzenleniyor. Üniversitelerdeki sosyoloji kürsüleri, sosyoloji dernekleri onun yanında olduklarına dair açıklamada bulundular. Sürecin içindeler. Türkiye’de olsaydı herkes yine birbirine kenetlenir onu vermek istemezdi tıpkı Fransa’da olduğu gibi. Fiziken orada var olması müdahale biçimlerini şekillendiriyor.
Hala tanığız platformu, süreci yaşanan gelişmeleri sürekli gündemde tutmak için çok çeşitli ve yönlü etkinlikler gerçekleştiriyor. Hatta  en son geçtiğimiz haftalarda İstanbul Cezayir Salon'da ‘Pınar Selek’in Mücadelesinin Düşündürdükleri Akademide Özgürlük, Siyasette İrade, Yargıda Adalet’ başlığıyla uluslararası bir sempozyum düzenlendi.
 
Yurtsuz - Aradaki mesafe, bu sürgün hali Pınar Selek’i yalnızlaştırdığınızı düşündürüyor mu size?
 
Esmeray - Yok hayır. Pınar yalnız değildir. Zaten Pınar sürekli yanımda olduğu için bu oyun çıktı.
 
Son sözü Yargıtay söyleyecek, beklentiniz nedir?
 
Esmeray - Pınar’ın masum olduğunu herkes biliyor. Hatta onlar bizden daha iyi biliyorlar. Pınar’a hep tanık olacağız.
 
 
0
1
2
Yorumlar...