HDK: Özgürleşme ve demokratikleşme için çözüm ve barış Kürt Sorunu
23.6.2013 01:31:04

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İzmir Meclisi, doğmakta olan barış iklimini kalıcılaştırmak, Türkiye halklarının özgürleşme yürüyüş ve direnişini daha da güçlendirmek ve ilerletmek için  “Barış ve Çözüm Mitingi” gerçekleştirdi.
 
Bornova Stadı önünde bir araya gelen HDK bileşenleri, Mustafa Kemal Caddesi’ni takiben Bornova Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Halkların Demokratik Kongresi bileşenleri BDP, ESP, SDP, EMEP, YSGP, DSİP, SYKP kendi pankartlarıyla katıldığı yürüyüş ve mitinge KESK üyesi kamu çalışanları, TÜMTİS üyesi işçiler, İzmir Müzisyenler Derneği üyeleri katıldı. Yürüyüş sırasında önde HDK imzalı, "Demokrasi, barış ve çözüm için nöbetteyiz" yazılı pankartı, arkasından BDP’nin ‘Demokratik ulus, demokratik vatan, demokratik vatan’ pankartıyla girerken her katılımcı gurup kendi sloganının yazılı olduğu pankart taşıdı. Meydan’a kurulan kürsüde ise "Adalet ve özgürlük, eşitlik ve kardeşlik, onurlu ve kalıcı bir barış için, demokrasi hemen şimdi" yazılı pankart asıldı.
 
Yürüyüş ve miting esnasında sık sık “Her Yer Taksim Her Yer Direniş, Biji Serok Apo” sloganlarının yanında Türkçe ve Kürtçe, barış ve kardeşliği ifade eden sloganlar atıldı.
 
Özgürlük ve demokrasi mücadelesi birleştiricidir
 
Açılış konuşmasını HDK Meclisi'nden Hacay Yılmaz'ın yaptığı miting, tulum eşliğinde söylenen Lazca ve Mezopotamya Kültür Merkezi(MKM)’nin gruplarından Agire Zerdeşt’in Kürtçe söylediği türkülerden sonra miting konuşmaları başladı. İlk konuşmayı Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İzmir Meclisi adına Cavit Uğur yaptı. Uğur, konuşmasında “özgürlük ve demokrasi mücadelesi’nin ne denli birleştirici olduğunu ve halklar arasındaki dostluğu pekiştirdiğini 31 Mayıs 2013 tarihinden bu yana tüm Türkiye sathında sürdürülen Gezi Parkı Direnişi ile bir kez daha gördük” dedi.
 
Barış ve çözüm sürecinin, Türkiye’nin özgürleşmesini ve demokratikleşmesini sağlayacağı için halkları birbirine bağlayan tarihsel dostluğu yeniden canlandıracağına işaret eden Cavit Uğur, “Artık bu ülkenin yoksulları, etnik ve milli hak iddiaları için birbiri ile savaşmaya ve birbirini öldürmeye mecbur edilemeyeceklerdir” dedi.
 
Karşılık verilmezse gerilla çekildiği gibi geri gelir
 
Cavit Uğur’dan sonar söz alan BDP İzmir il eşbaşkanlarından Fuat Mikailoğlu, konuşmasında bu sürecin mimarının Abdullah Öcalan olduğunu dolayısıyla bu sürecin Öcalan'ın özgürleşmesi ile sonuçlanmasının gerektiğini söyledi. Fuat Mikailoğlu, AKP’nin sürecin gereğini yerine getirmediğini, oyalama yoluna gittiğini belirterek, “AKP hükümeti şunu bilsin ki gerillanın geri çekilme adımına karşılık vermezse gerilla çekildiği gibi geri gelmesini de bilir” dedi.
 
Demokrasi, Kürt sorunun çözümünde
 
Son konuşmacı olan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Ağrı milletvekili Halil Aksoy konuşmasına Taksim direnişini selamlayarak başladı. Taksim direnişinin, AKP’nin her konuda, başta da Kürt sorununun çözümünde diktatoryal tutum içerisinde olmaması gerektiğine işaret ettiğini söyledi. Konuşmasının çözüm ve barış süreci ile ilgili bölümünde ise Aksoy, "Kürt sorunu, Türkiye ve Ortadoğu'nun en büyük sorunudur" vurgusunu yaptı.
 
Aksoy, “Taksim, Türkiye haklarının, direnişçilerin sesi oldu ve AKP’ye de önemli bir uyarı oldu. Türkiye çok önemli bir süreçten geçiyor, Yüzyıllardır çözülmeyen sorunun çözülmesi için bir süreç başlamış. Türkiye’nin hatta Ortadoğu’nun en büyük sorunu, hiç kuşku yok ki, Kürt sorunudur. Eğer Kürt sorunu çözülürse Türkiye’de demokrasinin önündeki engellerde hızla kalkar. Çözülmezse hiçbir şekilde Türkiye’de demokrasiden bahsedemeyiz. Bununla ilgili bir adım atıldı. Bu adımı atan Abdullah Öcalan ve PKK. Ama sorunun çözülmesi, sürecin yürüyebilmesi sadece onların çabalarıyla olmaz. Karşımızdaki devlet de, süreci yöneten AKP de adım atmalı, sürece katkı sunmalıdır. Arada müzakereler var, karşılıklı bilgi alışverişleri var ama sorunun çözülmesi sadece PKK’nın çekilmesi midir? Demokrasi kanallarının daha fazla açılması için adımlar atılmalı” dedi.
 
Sürece CHP'nin de katkı koymasını beklediklerini ifade eden Aksoy, " hatta idam cezasının kalkmasında imzası bulunan MHP'nin de süreçte rol alması” gerektiğine işaret etti.
 
“Bu süreçten geriye dönüşün olması kimse için hayırlı olmaz, bu yüzden hepimiz bir an önce barış için üzerimize düşeni yapmalıyız” diyen BDP milletvekili Halil Aksoy, “Çözüm süreci geri dönerse hiç kuşkusuz hepimiz altında kalırız, ben de dağa çıkarım çünkü göz göre göre insanların ölmesine kimse göz yumamaz. Bu, bir tehdit değil. Herkes aklını başına toplamalı, bu demokrasi sürecini desteklemelidir" ifadelerini kullandı.
 
Konuşmaların ardından İzmir Müzisyenler Derneği (İMD) üyelerinin söylediği marş ve türküler eşliğinde halaylar çekildi sonrasında ise miting sona erdi.
0
1
2
3
4
5
6
7
8
Yorumlar...