Karaburun, yaşam için yürüdü Ekoloji
16.8.2013 02:52:29

Karaburun Yarımadası’nda son 10 yıldır hızlanan doğa katliamını, binleri aşan rüzgar enerji santrallerini, 2020 yılında 5 köyün boşaltılması ve 26 bin kıl keçisinin yok edilmesine yol açacak planlara, balık çiftlikleriyle denizlerin kirletilmesine ve köylerin mahalleye dönüştürülmesini protesto eden Karaburunlular İzmir’e yürüdü.

Karaburun Yarımadası Ortak Yaşam Platformu’nun (KOYAP) Karaburun’u Karaburun Yapan Eğlenhoca, İnecik, Kösedere, Saip, Ambarseki, Bozköy, Yaylaköy, Hasseki, Küçükbahçe, Parlak, Tepeboz, Sarpıncık, ve Salman köylerindeki zeytinliklerimiz, enginarlarımız, nergisimiz, üzümümüz, erkenci mandalinamız, yöremize özgü 26.000 adet kayıtlı kıl keçilerimizdir. Denizlerdeki barbunumuz, kefalimiz, çipuramız, levreğimiz, sinaritimiz ve Akdeniz fokumuzdur diyerek yaptığı çağrı ile Perşembe günü sabah saatlerinde Karaburun merkezinden yola çıkan grup yol üzerindeki köylere uğrayarak İzmir’e ulaşan bir yürüyüş gerçekleştirildi.

Karaburun Yarımadası Ortak Yaşam Platformu’nun çağrısıyla tüm sıcağa rağmen Karaburun merkezden başlayan ve Kösedere, Kaynarpınar, Eğlenhoca, Mordoğan, Balıklıova, Narlıdere ve Konak olmak üzere 8 ayrı yerleşim biriminde yapılan yürüyüşte İzmir Müzisyenler Derneği sanatçılarının yürüyüş boyunca yaptığı müzik, coşkuyu hiç azaltmadı.

İzin versek her evin arka bahçesine taş ocağı kurulacak

Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte Eyleme katılanlar 'Nergis kokla RES yapma', 'Meralarımız yok olmasın', 'Siz Keçileri mi Kaçırdınız', 'Maden Ocağı İstemiyoruz', 'Balık Çiftliklerine Hayır' pankartları ve dövizleri le yaptıkları yürüyüş eylemi Konak Meydanı’na ulaştığında yüzlerce kişi sloganlarla eyleme katılanları karşıladı. Eylem, Konak Meydanı’nda yapılan bir açıklama ile son buldu.

Yürüyüşe Seferihisar belediye Başkanı, Mordoğan Belediye Başkanı, CHP milletvekilleri de katılarak destek verdiler. İzmir Valiliği önünde Karaburun Yarımadası Ortak Yaşam Platformu’ndan Zuhal Okuyan, yaptığı konuşmada, temiz enerji olarak bildiğimiz rüzgar elektrik santralleri kurulmaya başlandı sonra binlerce oldular, taş ocakları çoğalmaya başladı denizler çiftlikler yüzünden kirleniyor” dedi.

Karaburun'da yüzyıllardır küçük köylü tarımının, nergiz yetiştiriciliğinin ve keçi besiciliğinin uygun koşullarda yapılmaya çalışıldığını İlçeye birden balık çiftlikleri ve rüzgar enerjisi santrallerinin geldiğini ifade eden Okuyan, "Rüzgar enerjisini temiz bilirdik ama insana rağmen insanların göç etmesini isteyen enerji temiz değildir. Karaburun'da her taraf taş ocağı olmaya başladı. İzin versek her evin arka bahçesine taş ocağı kurulacak. Sadece Karaburun değil tüm yarımada bu tehlikeyle karşı karşıya" ifadelerini kullandı.

 Köyler şirketlere devrediliyor 

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Ferdan Çiftçi “doğanın talanına karşı birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz” sözleriyle eyleme desteklerini açıklarken Karaburun Su ürünleri Kooperatifi Başkanı Ali Kulunç’da “denizler parselleniyor, denizler kirleniyor. Balıkçılar olarak balık çiftliklerinin yarattığı kirliliğe karşı çıkıyoruz” dedi.

Karaburun Yarımadası Ortak Yaşam Platformu adına yapılan açıklamada, “ Bizler, Karaburun Yarımadası’nda yaşayan doğanın çocukları bütünşehir yasası ile köylerin tüzel kişiliklerinin kaldırılmasıyla söz, yetki ve karar haklarından yoksun bırakıldık. Çeşitli yasal değişikliklerle mahalle statüsüne dönüştürülen köylerimize dair tüm kararların merkezden verilebildiği bir yapıyla karşı karşıya kaldık. Yasalarla köylere ait tarım alanları şirketlere, köy tüzel kişiliklerine ait mera ve otlakların da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın denetimine verilmesiyle köylülüğün tasfiyesi amaçlanmaktadır” vurgusu yapıldı. Basın açıklamasında TMMOB yasasına da değinildi. Köylünün haklı mücadelesinin her zaman yanında olan TMMOB’un işlevsizleştirilerek ortak mücadelenin zayıflatılmaya çalışıldığına da yer verildi.

Sorunlarını ve yürüyüş gerekçelerini bir bildiriyle kamuoyuna daha önceden duyurduklarını hatırlatarak açıklamasını tamamladı. Konak Meydanı’nda belediye başkanları ve milletvekillerinin konuşmaları sonrasında halay çekildikten sonra eylem sona erdi.

KARABURUN YARIMADASI ORTAK YAŞAM PLATFORMU ÇAĞRISI

Karaburun Yarımadasının Gerçek Sahipleri ve Onurlu İnsanlar… Yarımadamız; bitki örtüsüyle, hayvan türleriyle yaşadığı ve gelişim gösterdiği tüm canlılar için kalitesi yüksek bir yaşam alanı sunmaktadır. Yarımadamızın doğal ve kültürel değerlerini koruyarak gelecek kuşaklara devredebilmek için mücadele ediyoruz. Çünkü, insanla doğanın uyum içinde, birlikte var olabileceğine inanıyoruz. Ne yazık ki, Eşsiz doğa güzelliğine sahip olan Yarımadamız; kurulmak istenen 1200 adet Rüzgar Enerji Santraliyle(RES), denizlerimizi kirleten Balık üretim çiftlikleriyle, ruhsat verilerek açılacak olan Taş Mermer ve Maden ocakları ile ranta, talana ve yağmaya feda edilmektedir. Dağlarımıza ve tarım alanlarımıza geriye dönüşü olmayan bir son hazırlanmakta, “büyüme ve gelişme” adı altında HAVAMIZ, TOPRAĞIMIZ, DENİZİMİZ, AĞAÇLARIMIZ, ORMANLARIMIZ, TOHUMLARIMIZ, HAYVANLARIMIZ, SUYUMUZ, DERELERİMİZ ve KÖYLERİMİZ yok edilmek istenmektedir. Böylelikle kültürel ve geleneksel değerlerimizin, kimliğimizin hızla yitirtildiği BAŞKA BİR KARABURUN yaratılmaya çalışılmaktadır.

 BİLİYORUZ Kİ; Karaburun’u Karaburun yapan; EĞLENHOCA, İNECİK, KÖSEDERE, SAİP AMBARSEKİ, BOZKÖY, YAYLAKÖY, HASSEKİ, KÜÇÜKBAHÇE, PARLAK, TEPEBOZ, SARPINCIK, SALMAN köylerimizdeki zeytinimiz, enginarımız, nergisimiz, üzümümüz, erkenci mandalinamız, yöremize özgü 26.000 adet kayıtlı Kıl Keçilerimizdir. Denizlerimizdeki Barbunumuz, Kefalimiz Çipuramız, Levreğimiz, Sinaritimiz ve Akdeniz Foklarımızdır.

 Karaburun’u Karaburun yapan, haksızlıklara karşı savaşan Ortak Yaşamın savunucusu Börklüce Mustafa’nın bize bıraktığı mücadele mirasıdır.

Bir günde çıkartılan “BÜYÜKŞEHİR YASASI”yla 13 köyümüzün köy tüzel kişilikleri ortadan kaldırılmıştır. 13 Köyümüzün yaşam alanlarında yüzyıllardır sahip oldukları gelenek ve kültürel değerleri görmezden gelinmiş, halkın SÖZ, YETKİ ve KARAR hakları elinden alınmıştır. Köylerimiz yerelden yönetim ilkesi ile bağdaşmayan bir şekilde tamamen Merkezi idarenin denetimi ve güdümü altına sokulmuştur. Köylülerin varlarını yoklarını emeklerini ortaya koyarak yaptıkları ortak tesisleri, işletmeleri ve varlıkları YATIRIM İZLEME KOORDİNASYON KURULUNA devredilmiş, köylerin meraları, otlakları da ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞININ denetimine verilerek özelleştirilip satılmasının önü açılmıştır. Önümüzdeki dönemde bu otlak ve meralar ya tarım şirketlerine, ya da Rüzgar ve Güneş Enerjisi Santraları için enerji şirketlerine satılacak veya yandaş inşaat şirketlerine devredilecektir.

BİZLER; Yaşam alanlarımızı ve kültürel değerlerimizi yok edecek olan doğal kaynakların ve yaşam alanlarının rant uğruna holdinglere, şirketlere ve yandaşlara peşkeş çekilmesine, talan edilmesine, bizden başka burada yaşayan tüm canlıların da geriye dönüşü olmayacak bir şekilde yok edilmesine KARŞIYIZ! Sadece yöremizde değil, ülkemizin ve dünyamızın dört bir köşesinde karşıyız.

2013 yılı Avrupa Birliği ORTAK TARIM POLİTİKALARI gereği tarımın geleceksizleştirme projesinin ilk adımı olarak ele alınan bu yasanın, temel amacının altında yatan köylülüğün tasfiye edilmesini İSTEMİYORUZ! BU NEDENLE; Doğamıza, yaşam alanlarımıza sahip çıkmak onları KORUMAK ve GELECEK KUŞAKLARA devretmek için, KÖYLÜNÜN “TABİATINA” DOKUNMA, MAHALLELERİ DEĞİL KÖYLERİMİZİ İSTİYORUZ demek için, BAŞKA KARABURUN YOK bu saldırılara DUR! demek için,15 AĞUSTOS 2013 tarihinde İzmir Müzisyenler Derneği üyelerinin eşliğinde SAAT 09.00 da KARABURUN’DAN İZMİR’E DOĞRU YÜRÜYÜŞE GEÇİYORUZ.

SUSMA- SES VER!KARABURUN YARIMADASI ORTAK YAŞAM PLATFORMU(KOYAP)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
Yorumlar...