Rojava'ya insani yardım için kapılar açılsın Kürt Sorunu
17.8.2013 02:56:28

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, Suriye’de yaşanan savaşın yarattığı gayri insani durumların ortadan kaldırılması için yapılması gerekenleri açıklayarak taleplerini sıraladı.

Konak’ta Merkez Bankası önünde yapılan basın açıklamasında ilk olarak İHD İzmir Şube Başkanı Adnan Kaya bir konuşma yaptı. Adnan Kaya’nın ardından İHD İzmir Şube yönetim kurulu üyesi Nizamettin Aktaş basın açıklamasını okudu.

Nizamettin Aktaş, Türkiye ile Suriye arasında Lozan Antlaşması ile kardeşi kardeşten ayıran politik bir hattın sınır diye çizildiğini, sınırın iki tarafında kalan Kürtlerin inkar ve asimilasyona tabi tutularak iki ülkede de aynı kaderi yaşadığını belirtti.

Aktaş, bir süre önce Suriye’de ortaya çıkan iç savaşta Kürtlerin ne inkarcı Esat rejiminden, ne de muhaliflerden yana olmadıklarını çünkü bir tarafta halkına kan kusturan Esat rejiminin, diğer tarafta ise kendisinden olmayanların malını gasp etmenin, canını katletmenin, namusuna el atmanın caiz olduğunu cami minarelerinden ulu orta dünyaya ilan eden, bu yönde fetvalar verip, katliamlar yapan radikal İslamcı terör örgütlerinin olduğunu söyledi.

Taraf olmak yerine, Rojava’da yaşayan Kürtlerin Araplar, Süryaniler, Türkmenler, Aleviler, Hıristiyanlar, Keldaniler ve diğer renklerden halklarla birlikte, 19 Temmuz 2012 yılında, üçüncü bir hat oluşturduklarına dikkat çeken Nizamettin Aktaş, kurulan ortak demokratik bir yaşamı seçmiş olan Rojava halkını boğmaya çalışıldığına vurgu yaptı.

Kürtlerin öncülük ettiği bu yaşam modelinden rahatsız olan devletler, özellikle de Türkiye’nin Kürtlerin konumunu zayıflatmak için ne gerekiyorsa yaptığına işaret ederek, “El-Nusra, Irak-Suriye İslam Devleti gibi radikal İslamcı akımları Kürtlere saldırttılar. Türkiye bu güçleri kullandı/kullanıyor. Türkiye diplomaside farklı şeyler söylüyor, bir yandan diyalog yönünde adımlar atıyor gibi görüntü sergilerken, öte yandan MİT ve devletin bazı kurumları kamplar oluşturuyor, silahlı İslami çetelerin Suriye-Türkiye arası trafiğini yönetiyor. Sınır kapıları da kapalı tutulmak suretiyle Rojava açlığa ve hastalığa mahkum edilmiştir” dedi.

İzmir’de 50 bin Suriyeli insanlık dışı koşullarda yaşıyor

Suriye’de yaşanan iç savaş sonucu insanların insanlık dışı koşullarda Türkiye’nin değişik kentlerinde yaşamak zorunda kaldıklarını söyleyen Nizamettin Aktaş, “İzmir’e sığınanların sayısının 50.000’leri bulduğu şeklinde bilgiler dolaşıyor ortalıkta. Bu konuda gerçek durum ve sayı nedir bilmiyoruz, ama, çok sayıda ailenin ilimizde kötü koşullarda yaşama tutunmaya çalıştığına dair haberler duyuyoruz. Tek odalı evlerde, hijyenik olmayan koşullarda, yetersiz beslenme durumunda kalan kalabalık nüfuslu ailelerin çile çektiğini duyuyoruz. Kaçak olarak giriş yaptıkları ve izinsiz ikamet ettikleri için, kendilerini gizleme ihtiyacı duydukları bilgileri” aldıklarını belirtti.

Durumun ne olup olmadığının, resmi makamlar ve yetkili ağızlar tarafından kamu oyuna açıklanması gerektiği, çok kötü koşullarda süren yaşamlarına iyileştirici yönde el atılması, bu insanların yaşadıkları temel insan hakları ihlallerine karşı duyarsızlığa son verilmesi ve acil olarak çözümler üretilmesini isteyen İHD İzmir Şubesi, taleplerini şöyle sıraladı;

“-Türkiye radikal İslamcı çeteleri desteklemekten vazgeçmelidir.
-Türkiye içerideki barış sürecini zaafa uğratacak adımlar atmaktan kaçınmalıdır.
-Sınır kapıları hemen açılmalı, her türlü insani yardımın ve gıda sevkiyatının yapılmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
-Rojava’daki katliamlara karşı sessiz kalınmamalı, sodivrumlular teşhir edilmelidir.
-Suriye’den kaçıp İzmir’e sığınanların temel insani ihtiyaçları karşılanmalıdır.”
0
Yorumlar...