Toplumsal uzlaşı mutabakatı için elinizi çabuk tutun Kürt Sorunu
10.6.2014 12:17:10

Toplumsal uzlaşı mutabakatı için elinizi çabuk tutun

Mezopotamya ve Doğu Anadolu’dan göçle gelenlerin İzmir’de kurduğu Anadolu Birliği Derneği, Lice’de yaşanan olayları ele alan bir basın toplantısıyla kaygılarını ve önerilerini açıkladı.

Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda yapılan basın toplantısında açıklamayı Anadolu Birliği Derneği Genel Başkanı Ferhan Ademhan yaptı. Ademhan,  açıklamasına “İki vatandaşın ölümü hemen araştırılmalı ve olay faili meçhul kalmamalıdır. Lice’de bayrağımızın indirilmesi de barışsever tüm halkımızı yaralamıştır. Biz de bayrağa yönelik bu saldırıyı kınıyoruz” sözleriyle başladı.

Bölgesel güvenlik odaklı stratejik hamleler güven duygusunu zedeledi

Konuşmasına Soma’da hayatını kaybeden madencileri anarak başlayan Ademhan, “Soma’daki maden ocağında yaşamını yitiren 301 madencimizi rahmetle anarak başlamak istiyorum. Soma’da yaşanan faciayla ilgili onlarca keşkemiz var. Keşke şu tedbirler alınsaydı da …bu acılar yaşanmasaydı. Son 30 yılda kardeş kavgasında yitirdiğimiz 35 bin 580 vatandaşımız için ise  binlerce keşkemiz var” sözlerine yer verdi.

Ademhan, geçmişte siyasi iktidarların Kürt sorununa sorumlu yaklaşmadığını kaydederek, bu yaklaşımın ülkeyi bir dönem iç savaş eşiğine getirdiğini söyledi. Ademhan, son bir buçuk yıldır başlayan barış sürecinin de ülkede ciddi bir moral değeri yarattığının altını çizerek, “Son bir yılda ise adına çözüm süreci denilen yeni bir dönem başlamış, silahlar susmuş, güven duygusu yaşamın bütün alanlarını kuşatmıştır. Halkımız  demokratikleşme, eşitlik, hak ve özgürlükler anlamında  anayasal düzeyde değişiklikler, beklentiler  içindeyken bölgesel güvenlik odaklı stratejik hamleler, yatırımlar güven duygusunu zedelemiş, çözüm sürecini tartışılır hale getirmiştir” açıklamasını yaptı.

Açık ve Net Olun 

Ademhan, Kürtçe bir atasözü ile durumun önemine dikkat çekerek, “Bir Kürt atasözü vardır; ‘Heta te got bismillah, xelké got elhamdüllilah’.  Anlamı şudur, siz daha bismillah deyip yemeğe  hazırlanırken, başkası  çoktan elhamdüllilah deyip karnını doyuruyor. Uluslararası aktörlerin rol üstlenmek istedikleri çözüm sürecini zamana yaymak bütün taraflar için en büyük risktir, ve en büyük tuzaktır” görüşlerine yer verdi.

Siyasilere geçmiş dönemde yaptıkları çağrıları hatırlatan Ademhan, “Biz Anadolu Birliği Derneği olarak gerek hükümete, gerekse,  ana muhalefet partisinin sayın liderine, diğer muhataplara hep şunu söyledik: Cumhuriyet tarihinin en büyük toplumsal uzlaşı mutabakatı için elinizi çabuk tutun, açık ve net olun.  Yol haritanızı güncel siyasal gelişmeler, siyasal beklentiler etkilemesin” ifadesini kullandı.

Bu Konuda Tüm Toplumun Üzerine İş Düşüyor

Türkiye gibi benzer sorunları yaşayan ülkelerde karşılıklı güven duygusu ile bu sorunların çözüldüğünü anlatan Ademhan, “Benzer süreçleri yaşayan ülkeler bunu zamana yayarken, karşılıklı güven duygusunu öne çıkarmıştır. Ama en büyük sorumluluk topluma düşüyor. Örneğin İspanya’da halk barış için 123 kilometre insan zinciri kurabiliyor. Biz ne yapıyoruz? Bu konuda tüm toplumun üzerine iş düşüyor” dedi.

Lice Olayları Süreci Tıkamamalı

Lice’de yaşanan olayların süreci tıkamaması gerektiğini söyleyen Ademhan şöyle devam etti:

“Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yaşanan  ve iki vatandaşımızın ölümü, 4 vatandaşımızın yaralanmasıyla başlayan olaylar kaygılarımızı arttırmıştır. Ancak  zor yolcukta  umudumuzu asla ve asla yitirmedik.

Bu acı olay süreci tıkamamalı.  Ramazan Baran ve Baki Akdemir’in ölümüyle ilgili soruşturma kısa sürede mutlaka sonuçlandırmalıdır.  Sayıları binlerle ifade edilen  faili meçhul cinayetler listesine bu kardeşlerimiz de eklenmemeli. Yaklaşık bir buçuk yıldır, Türkiye’nin doğusundan hiçbir asker cenazesinin ve genç ölümlerinin yaşanmaması topluma çok ciddi bir özgüven ve huzur sağlamıştır. Bu ülkenin, artık çatışma ortamında hiçbir canını ve değerini kaybetmemesi, 21. Yüzyılda Türkiye’nin ertelenemez bir hedefi olmalıdır. Bu nedenle, bin yıldan beridir, aynı topraklarda kader birliği yapmış kardeş Türk ve Kürt halkını acıya boğacak her türlü eylemden ve söylemden uzak durulmalıdır. Bu sorumluluk hükümetin olduğu kadar, tüm siyasi aktörlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve medyanındır.

Seçim Hedefi, Bu Topraklara Barış Getirmekten Daha Önemli Olamaz

Ademhan, barış sürecinin seçimlere ve siyasi hedeflere kurban edilmemesi gerektiğini de vurgulayarak, “Barış süreci adına konulan hedefler ve sarf edilen sözler yerine getirilmeli ve barışın dili siyasete hakim kılınmalıdır. En önemlisi, barış süreci, cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler gibi tarihlerden dolayı ertelenmemelidir. Toplumsal barış etrafında gelişen politik süreçler, çözüm stratejileri meseleyi kapsamlı ve soğukkanlı bir bakış açısıyla ele almayı zorunlu kılmaktadır. Hiçbir seçim hedefi, bu topraklara barış getirmekten daha önemli olamaz.  Şiddettin, baskının, özgürlükleri kısıtlamanın bir çözüm olmadığını  30 yılda büyük acılar yaşayarak öğrendik. Karakollar yerine okulların yapılması bizi daha çok mutlu edecektir. Kürt siyasetine yön verenleri buradan uyarıyoruz. Provokatif çaba ve kışkırtmalara karşı daha çok duyarlı, tutarlı ve kararlı olmak zorundadırlar.  Çözümü siyasal hesaplara heba etmeyin” açıklamasını yaptı.

 

 

0
Yorumlar...