Göğsünü siper et, Göğüs Hastanesi kapanmasın Kent
18.6.2014 15:29:43

İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları hastanesinin Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile birleştirme adı altında kapatılmak istenmesine karşı, sağlık emekçilerinin sendika ve meslek örgütleri ile hastane çalışanlarının oluşturduğu Göğsünü Siper Et Platformu hastanenin kapatılmasına karşı eylemlerini yaygınlaştırıyor.

İki haftadır Hastane içinde ve çevresinde sürdürülen eylemlerini bugün bakanlığa birleşme adı altında kapatılmasını öneren Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu İzmir Kuzey Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği önünde eylem yaptılar.

Göğsünü Siper Platformu üyeleri Konak İskele karşısında buluşarak eskiden Kadın Doğum Hastanesi olan şimdi ise Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu İzmir Kuzey Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğinin olduğu bina önüne kadar sloganlarla yürüyüş yaptılar. “Göğsünü Siper Et Hastanemiz Kapanmasın, Zevk İçin Sevk İçin Hastaneme Dokunma, Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz” sloganları atıldı.

Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası olarak tanımlanan ve Kuzey Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği binası önünde Göğsünü Siper Et Platformu adına ortak bir açıklama ve kurum temsilcileri kısa birer konuşma yaptılar.

Göğsünü Siper Et Platformu adına açıklamayı hastane çalışanlarından Vildan İnan yaptı.  Vildan İnan tarafından yapılan açıklama sonrası kurum temsilcileri kısa birer konuşma yaptılar.

Konuşmacılardan İzmir Tabip Odası Başkanı Suat Kaptaner, “Türkiye nüfusu yaşlanıyor, solunum yolu hastalıkları, tütün vb. hastalıklar artıyor. Bu hastalıklar konusunda uzmanlaşmış bir hastanenin kapatılması halkın sağlığına saldırıdır” dedi.

Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi üyesi Fatih Sürenkök: “AKP, demokrasi, insan hakları ve özgürlükler konusunda olduğu gibi tarihimize de saldırıyor. Önünde bulunduğumuz hastane, 1850’lerden beri hizmet veren İzmir’in ilk devlet hastanesidir. Daha sonra doğum hastanesi olarak hizmet verdiği dönemde İzmir’de doğan çocukların 1/3’ünün doğum yaptığı hastanedir. Son olarak doğum hastanesi olmaktan çıkarılarak İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası olarak görülmesine rağmen aslında kapalıdır. Hizmet vermiyor. Göğüs hastanesi de İzmir’in ilk hastanelerinden birisidir. Şimdi de onu kapatmaya çalışıyorlar” dedi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şube Başkanı Rukiye Çakır: “Hastaneleri kapatarak insanları saklık hakkından mahrum bırakmak istiyorlar. Doğum hastanesi kapatıldıktan sonra doğum üniteleri üst üste ve kalabalık halde olduğu için yeterli hizmet verilememektedir. Şimdi Göğüs hastanesini kapatarak hastalarımızın sağlık hakkına saldırıyorlar” dedi.

Türk Sağlık Sen adına konuşan Ahmet Doğruyol ise” Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu İzmir Kuzey Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’nin bakanlığa hastanenin kapatılmasına 20 kişi karşı çıkıyor diye rapor göndermiş. Bugün buraya tüm çalışanlar olarak geldik. Hastanenin kapatılmasına karşı hepimiz ve sendikam mücadele edeceğiz” dedi.

Göğsünü Siper Et Platformu adına hastane çalışanlarından Vildan İnan’ın yaptığı açıklama:

“Türkiye'nin en büyük üç göğüs hastalıkları ve tüberküloz hastanesinden birisi olan ve 1910 yılından itibaren bölge halkına hizmet veren İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi birleşme adı altında kapatılmak isteniyor.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2013 yılı verilerine göre; Türkiye'de her beş hastadan birisi akciğer kanserinin de içinde bulunduğu tümörler nedeniyle; her on hastadan birisi de kanser dışı bir solunum sistemi hastalığından ölmektedir. Ayrıca Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre erkeklerin %17'si, kadınların ise %10'u kanser dışı bir scunum sistemi hastalığı nedeniyle 2012 yılında hastaneye yatmak zorunda kalmışlardır. Yani Türkiye'de her sekiz hastadan birisinin hastaneye yatış nedeni kanser dışı bir solunum sistemi hastalığı nedeniyledir. Türkiye açısından daha korkutucu olan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı başta olmak üzere solunum sisteminin kronik hastalıklarının önümüzdeki yıllarda artacağının bizzat Sağlık Bakanlığı tarafından da kabul edilmiş olmasıdır.

İşte tüm bu bilimsel gerçeklere rağmen, halen 400 genel ve 30 yoğun bakım yatağıyla Ege Bölgesindeki her üç solunum sistemi hastasından birisine hizmet veren göğüs hastanesi, Sağlık Bakanlığı sıradan bir genel hastane haline getirilip kurumsal kimliği ve özgünlüğü yok edilerek kapatılmak istenmektedir.

Öte yandan Kamu Hastaneleri Birliği Kuzey Genel Sekreterlik Makamı'nın görüşleri doğrultusunda verilen birleşme kararının alınmasında başta tabip odaları, sendikalar, uzmanlık dernekleri ve üniversiteler olmak üzere hiç kimseden bilimsel ve mesleki görüş alınmamış, hiçbir kişi ve kurumu bilgilendirilmemiş ve hatta hastane yönetici ve çalışanlarının dahi görüşüne başvurulmamıştır. Kuşkusuz bu işleyiş "ben yaptım oldu" tarzıdır. Ancak yürürlükteki bu antidemokratik mantık, yakın zaman içerisinde solunum hastalarına sunulacak sağlık hizmetlerini olumsuz etkileyecektir.

Solunum sistemi hastalıkları alanında kurulmuş bilimsel uzmanlık örgütleri, gerek tütün alışkanlığı gerekse diğer nedenlerden dolayı önümüzdeki yıllarda solunum hastalıklarının oluşturduğu hizmet yükünün giderek artacağını ve bu nedenle uzmanlaşmış göğüs hastalıkları hastaneleri ve tüberküloz servislerinin korunması gerektiğini ifade etmektedirler. Bu nedenle İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin genel hastaneye dönmesiyle birlikte özellikle genel hastanelerde ve üniversitelerde hemen hiçbir zaman hizmet alma şansı olmayan tüberküloz (verem) ve ilaca dirençli tüberküloz (verem) hastalarının fazlasıyla mağdur olacağı açıktır.

Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi alanında nitelikli uzmanların yetişmesini sağlayan, bölgedeki tek ve en önemli eğitim hastanesi olan İzmir Suat Seren Göğüs ve Göğüs Cerrahisi Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi bugün itibariyle gelişmiş hizmet, eğitim ve araştırma olanaklarıyla ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmeti sunmaktadır. Bu nedenle hastanede yıllar içinde oluşan alt yapı ve insan gücüne ilişkin birikim ve özelliklerin yok edilmesi değil, aksine Türkiye için özenle korunması gerekmektedir.

Kuzey genel sekreterliği tarafından hastanenin kapatılarak genel hastane haline getirilmesi girişimi gündeme getirildiğinden beri kamuoyunu ikna etmeye yönelik makul ve mantıklı hiçbir somut gerekçe ortaya konulamamıştır.

Halkın sağlık hakkı için İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi'nin bir göğüs hastanesi olarak korunması için Sağlık Bakanlığından bu kapatılma girişimini ivedilikle durdurmasını talep etmekteyiz.

İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin birleştirme adı altında kapatılmasına hastaların ve çalışanların mağdur olmasına izin vermeyeceğiz!” GÖĞSÜNÜ SİPER ET PLATFORMU

Nedir?

1910 - Tecrithane
1924 - Emraz-ı Sariye ve İstilaiye Hastanesi (Bulaşıcı ve Salgın Hastalıklar Hastanesi)
1946 - İzmir Bulaşıcı ve Salgın Hastalıkları Devlet Hastanesi
1955 - İzmir Göğüs Hastalıkları Hastanesi
2000 - İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

80 bin metrekare alan üzerinde bulunan 22 ayrı binada hizmetlerini sürdüren hastane, 1910 yılında bulaşıcı hastalığı olanlar için on yataklı bir Tecrithane olarak kurulmuştur. 1912-1913 tarihlerindeki Balkan Savaşı'nda meydana gelen kolera salgınında karantina olarak kullanılmış, 1924 yılında yatak sayısı 50'ye yükseltilerek binaya hastane kimliği kazandırılmıştır. Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü'ne devredilen hastane aynı yıl Emraz-ı Sariye ve İstilaiye Hastanesi (Bulaşıcı ve Salgın Hastalıklar Hastanesi) ismini almıştır. Bu tarihten 1930’lu yıllara kadar bulaşıcı hastalıklar, tüberküloz ve çocuk hastalıkları dalında hizmet vermiştir. 1930 yılında ilk röntgen cihazı kullanılmaya başlanan hastane de 1933 yılında Bakteriyoloji laboratuvarı kurulmuş, 1936 yılında hastane, Sahil Sıhhiye Genel Müdürlüğü'nden ayrılarak Sağlık Bakanlığı'na devredilmiştir.

1946 yılında Emraz-ı Sariye ve İstilaiye Hastanesi adı İzmir Bulaşıcı ve Salgın Hastalıkları Devlet Hastanesi olarak değiştirilmiştir. 1940’lı yılların ikinci yarısından başlayarak 1950’li yıllarda ilave edilen yapılarla ve branşlarla/servislerle yatak kapasitesi de 575'e çıkartıldı. 1955'de İzmir Göğüs Hastalıkları Hastanesi adını alan hastane aynı yıl İzmir’de kurulan Ege Üniversitesine bağlı Tıp Fakültesi'nin bazı klinikleri 1959 yılından itibaren 1976 yılında Tıp Fakültesi’nin Bornova’daki yerine taşınmasına dek bünyesinde barındırmıştır. 2000'de hastanenin adı İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak değiştirilmiştir.

Şu an hastanede 1100 kadro yatağı, 870 fiili yatak bulunurken 450 yatak ile hizmete devam etmektedir.

0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
Yorumlar...