Her yerde kadın cinayeti, Meclis olağanüstü toplansın! Kadın ve Yaşam
21.7.2014 01:26:54

Her Yerde Kadın Cinayeti, Meclis Olağanüstü Toplansın!

Türkiye’de pekçok ilde gerçekleştirilen eylem, İzmir’de 18.30’da Alsancak Garı’nda başladı, Kıbrıs Şehitleri girişinde yapılan basın açıklamasıyla son buldu.

İki gün içerisinde 6 kadının öldürülmesiyle kadın cinayetlerine karşı meclisin olağanüstü toplanması talebiyle başlatılan kampanyanın ilk ayağı olan yürüyüş ve basın açıklaması eylemi Türkiye’de pekçok ilde gerçekleştirildi. İzmir’de “Her Yerde Kadin Cinayeti, Meclis Olağanüstü Toplansin!” eylemi öncesinde İzmir Feminist Kolektif (İzFK) tarafından sessiz oturma eylemi yapıldı. Öldürülen kadınlarla ilgili metinler ve ayakkabılarla düzenlenen alanda İzFK’lı kadınlar yaklaşık bir saat konuşmadan oturdular.

Saat 18.30’da Alsancak Garı önünde toplanan eylemin katılımcıları kadınlar ve kadınlık deneyimi yaşayanlardı. Katılımcılar, ellerinde dövizlerle sloganlar atarak Bornova/Azra Has Sokak’tan Kıbrıs Şehitleri’ne çıkarak, cadde boyunca ilerlediler. “Bağır bağır herkes duysun, erkek şiddeti son bulsun!”, “Erkek adalet değil, gerçek adalet istiyoruz!”, “Kadın cinayetleri politiktir! Trans cinayetleri politiktir!”, “Boşanmayı değil, cinayeti engelle!”, “Aile değil kadınız, kadınız isyandayız!”, “Meclis toplansın, acil önlem alınsın!” sloganları atarak halktan büyük destek ve alkış alan katılımcılar eylemlerini basın açıklamasıyla sonlandırdılar.

ÇEKEV, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, İzmir Amargi, İzmir Bağımsız Kadın İnisiyatifi, İzmir Kadın Dayanışma Derneği, Sosyalist Feminist Kolektif, Siyah Pembe Üçgen,

İzmir Eğitim Sen 2 Nolu Şube LGBTİ Komisyonu, İzmir Feminist Kolektif, KESK Kadın Platformu, Yeşiller ve Sol Gelecek Partili Kadınlar, SDP'li Kadınlar, Sosyalist Kadın Meclisleri, HDK Kadın Meclisleri, EMEK Parti’li Kadınlar, Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu, İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi, TMMOB İzmir İKK Kadın Çalışma Grubu, TODAP Kadın Komisyonu’nun imzacı olduğu basın açıklamasının tamamı şöyle:

Her Yerde Kadin Cinayeti Meclis Olağanüstü Toplansın!

Her hafta, kocası, babası, erkek kardeşi, oğlu, boşanmak/ayrılmak istediği kocası/sevgilisi, müşterisi tarafından öldürülen kadınların ve trans kadınların haberlerini duyuyoruz.

Kadınlar her gün kendi hayatları hakkında karar vermek isterken, erkekler tarafından öldürülüyor. Bu cinayetlerin sürekliliği, cinayetleri durdurmayan, gereken önlemleri almayan devletin eril yapısını gözler önüne seriyor. Hukuk sistemiyle cinayetler meşrulaştırılıyor, teşvik ediliyor.

Yaşadığımız erkek şiddeti cezasız kalırken, aileye mecbur bırakıldığımız politikalar oluşturulurken biz kadınlar her gün öldürülüyoruz.

İki gün içinde 6 erkek kadınlar tarafından öldürülseydi, devlet refleksi harekete geçerdi, hükümetten olaganüstü tedbirler alması beklenirdi.

Türkiye’de Her Gün Kadınlar Öldürülüyor.

Ve biz soruyoruz: İki gün içinde 6 kadın cinayeti işlenmişken, kadın cinayetleri, evde, işyerinde, sokakta, her yerde, özel ve kamusal alanda her an yaşamımızı tehdit eder hale gelmişken, meclis nerede?

Meclis olağanüstü toplansın!

Kadın cinayetlerine karşı isyanımızı haykırmak için ev işi, çocuk bakımı dayatmalarına kulak asmadan sokaklara çıkıyoruz! Meclisin olağanüstü toplanması için ses çıkarıyoruz;

Siz aile, aile dedikçe kadınlar öldürülüyor!

Siz ses çıkarmadıkça kadın cinayetleri meşrulaşıyor!

Siz haksız tahrik dedikçe, hayatımız tehlikeye giriyor!

Ailenin korunmasına dair değerleriniz boş; kadın bedenini denetleyen, tahakküm altına alan politikalarınız ve erkek şiddeti ile mücadele ediyorMUŞ(!) gibi yapan söylemleriniz erkek şiddetine arka çıkıyor, şiddet uygulayan erkekleri koruyor ve kolluyor.

Devlet kadın cinayetlerinden sorumludur!

Kadınlara ilişkin nadiren konuşurken gördüğümüz Aile Bakanı Ayşenur İslam, erkek şiddeti konusunda konuşmuyor; konuştuğunda ise, kadın cinayetlerini normalleştiren bir dil kullanıyor. “Kadınlar koruma altındayken öldürülmüyor” diyen Aile Bakanı,  6284 Sayılı Yasa’dan habersiz olduğu gibi, aynı zamanda kadın cinayetleri açısından bakanlığını “temize çekmeye” çalışan bir söylem geliştiriyor. Bir sözümüz var Aile Bakanı’na:

Devlet, kadın cinayetlerini gündeme almayan ve etkili mücadele yöntemleri kurmayan yasama ve yürütmesi ile, haksız tahrik indirimleri ile, erkeklere “teşvikler” sunan yargısı ile kadın cinayetilerinden sorumludur.

Hükümet Kadın Cinayetlerinden Sorumludur!

Hükümetin büyük “reklam” çalışmaları ile yürürlüğe koyduğu 6284 sayılı yasa kağıt üzerinde kaldı. İstanbul Sözleşmesi’nin ilk imzacısı olmakla övünedursunlar, kadınların öldürülmesi karşısında ne kadar  siyasi irade yoksunu olduklarını gördük.

Mekanizmaları hâlâ kurulmamış, cinsiyetsizleştirilmiş 6284 sayılı yasa, şiddete karşı koruma ve önleme talep eden kadınların talepleri karşısında, gereği gibi inceleme ve değerlendirme yapmayan mahkemeler tarafından kopyala-yapıştır kararlarla uygulanıyor. Erkek şiddetine karşı etkili yöntemler ile mücadele etmeyen sisteme , “şiddetle cinayetin ne ilgisi var?” diyen erkek egemen yargı mercilerine, şunu söylüyoruz: Kadın cinayeti bir tokatla, aşağılamakla başlıyor!

Ailenin kadından önce geldiği, kadın yerine ailenin ikame edildiği bir anlayış, aile merkezlerinden, aile avukatlarına, aile hekimlerine kadar herkes tarafından bize dayatılmak isteniyor; kadınların içinde öldürüldüğü, şiddet gördüğü, emeğinin sömürüldüğü, dışına çıkmak istediğinde öldürüldüğü aile, devletin erkek egemenliğinin yansıması olarak bir devlet kurumu olarak işliyor.

Devlet sığınakları, hâlâ bir “mekanizma”ya evrilememiş ve  Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), kadınların ya şiddet ortamına geri dönmesine neden olmuş ya da erkek şiddeti karşısında kadınları daha da savunmasız bırakmıştır.

Hayatlarının her alanında ayrımcılık ile karşı karşıya kalan trans kadınlar, seks işçileri her an öldürülme tehlikesi ile karşı karşıya. Şiddete uğradıklarında sessiz kalan polis devleti seks işçilerini gittikçe daha güvencesiz koşullarda çalışmaya iterek ve keyfi para cezalarına çarptırarak cinayetleri ve şiddeti meşrulaştırıyor.

Bugüne kadar kadın cinayetlerini istatiksel bilgiye sığdırmaya çalışan devleti göreve çağırıyoruz.

Meclisin, kadın ve trans cinayetleri gündemi ile olağanüstü toplanmasını ve bu toplantıda, kadın örgütlerinin belirlediği cinayetleri önleyebilecek temel şartları doğrultusunda acil bir eylem planı oluşturmasını talep ediyoruz!

Biliyoruz ki biz kadınlar bir araya gelebilirsek cinayetleri önleyebiliriz. Bu yüzden meclis, kadın ve trans cinayetleri gündemiyle olağanüstü toplanana kadar sokakları boş bırakmıyoruz!

Bugün kadın cinayetlerine karşı isyanımızı haykırmak için ev işi, çocuk bakımı dayatmalarına da kulak asmadan sokaklara çıktık!

Herkesi de olduğu yerde sokaklara çıkmaya çağırıyoruz! Meclisin olağanüstü toplanması için ses çıkarıyoruz!

 

0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
Yorumlar...