Tariş direnişi, devrimcilere zengin dersler vermektedir Tariş Direnişi
19.1.2011 12:07:36

Tariş Direnişi, revizyonistlerin ve reformistlerin teslimiyetçi yüzü

Faşist Demirel hüküme­ti, TARİŞ, Ant-Birlik gibi kooperatif birliklerini, tekel­ci sermayenin emrine ver­mek ve tamamen faşist as­keri kışla fabrikaları haline getirmek için, kademeli pla­nını Ocak ayının sonunda uygulamaya soktu.
22   Ocak'ta polis, "ara­ma" yapmak bahanesiyle Tariş birliklerine saldırıya geçti. Arama sırasında kar­şılaştığı direnişi bahane ede­rek, yüzlerce işçiyi gözaltına aldı. Bu saldırıdan amaç, iş­çileri işten atmak için bir bahane yaratmaktı.
23   Ocak'ta, TKP, Dev­rimci Yol, Devrimci Sendika Muhalefeti (HK ve HY), Devrimci Sol, Kurtuluş, TİP SGB gibi tüm siyasetlerin katılımıyla, Birliklere işçiler tarafından sahip çıkıldı. Di­reniş devam ederken ilk tes­limiyetçi tavır, DİSK yöne­ticilerinden geldi. Rıza Gü­ven ve Rıdvan Budak, "25 Ocak'ta yapılan DİSK'in mitingiyle direnişin noktalan­dığını, ileride daha geniş çaplı direniş ve genel grev yapılacağını' söyleyerek, işçi­lerin direnişini kırmaya ça­lıştı. Bu iki reformist tesli­miyetçi hak ettiği dersi aldı. Fakat ilginç olan, reformist­lerin bu direniş kırıcı çağrı­sına TKP'nin uymasıdır. CHP ve TKP yanlıları böy­lece fabrikayı terk etmeye başladılar. Daha sonra, ge­nel örgütsüzlükten, hiçbir grubun gerekli insiyatifi sağlayamamasından dolayı, kendiliğinden başlayan dire­niş sona erdi.
 
Devrimci Sol'un tavrı, gözaltına alınan işçiler ser­best bırakılıncaya ve hiçbir işçinin işten atılmaması gü­vencesi alınana kadar dire­niş devam etmesi şeklin­deydi.
 
Direnişin bu şekilde sona ermesi süresi içinde, İzmir'­de korsan gösteriler, polis ekiplerine saldırma, karakol bombalama, kahve konuş­maları biçiminde eylemler Devrimci Sol tarafından ger­çekleştirildi.
 
Bundan sonra hükümet ve işveren planın ikinci kıs­mını sahneye koydu. İşyer­lerinin onarılması bahane­siyle, tüm işçilerin işyerleri­ni boşaltması, duyurusu ya­pıldı. İşveren 1. direniş sı­rasında, işçilerin üretim alet­lerini parçaladığı yalanını atarken, DİSK ve Tekstil'in tavrı, işçileri kesinlikle ken­di başına bırakmak, tesli­miyete çağırmak biçimin­de olmuştur.
 
Birlik'lerde, örgütsüzlüğe rağmen, kendiliğinden de olsa, Şubat başında direniş başlatıldı. İşçilerin, Birlik­lerden çıkartılması Oligarşi­nin planının hayata geçmesi demekti.
 
Bu arada direnişe katı­lan diğer Sol gruplardaki ana tavır, kendi gruplarına si­yasi prestij sağlamak biçi­minde olmuştur. Bu tavır örgütsüzlüğün, direnişin za­yıflamasının da ana nedeni­dir.
 
Birliklerin boşaltılması yani polisin, ordunun saldı­racağı gün gibi açık olduğu için, Çimentepe halkı, Çiğli İpliğe giden yolu barikat­larla kapattı. Aynı şekilde diğer Birlik'lerin de çevresi var olan siyasetlerin gücü oranında tutuldu.
Polis, Ordu, tüm birlik­leri bir anda ele geçiremeyeceğini anlayınca, tek tek birliklere saldırıp ele geçir­me taktiği uyguladı. Ve bu­nu hayata geçirdi. Bornova 2 nolu üzüm, Alsancak 1 nolu üzüm fabrikalarında dire­niş kırılarak polisin eline geçti. Bu arada polisin gü­cünü bölmek için, İzmir'in sokaklarında, caddelerinde, korsan, pankart, kahve ko­nuşmaları, kepenk indirme gibi, tüm siyasetlerin katıl­dığı eylemler yapılıyordu. AP İl binası baskını, şehir içinde yapılan eylemlerden biriydi. Ama ne yazık ki, "Demokrat" bu eylemi, "düşündürücü" olarak yo­rumlayıp, kamuoyuna ak­tardı. Bu Devrimci Yolun dar grup bağnazlığının bir örneğiydi.
 
Aynı günlerde Gültepede de, polisle sokak çatış­maları oluyor, belediye va­sıtasıyla hoparlörlerle pro­paganda yapılıyordu.
 
Çiğli İplik, direnişin son halkasıydı. Ordu-Polis, diğer vilayetlerden de getir­diği birlikleriyle tank, ha­van, roketatar vb. silahlarla Birlik’i sardı. İşçilere "tes­lim ol" çağrılan yapıldı.
 
DİSK'in reformist yö­neticileri oligarşiyle aynı çağrıyı paylaştılar. Onlar da işçilere "teslim ol" çağrıları yaptı. DİSK'in bu çağrısına yine 500 kişilik TKP ve CHP'li işçi uydu. TKP, bu tavrıyla, bütün "direniş ya­pıyorum" çağlıklarına kar­şın pratikte, reformistlerin, CHP'nin kuyruğunda oldu­ğunu pratikte gösteriyordu. TKP, eylem içinde, reformist, teslimiyetçi yüzünü açıkça ortaya koymuş ve oli­garşiye beyaz bayrak çek­miştir. Bu, TKP'nin devrim anlayışını, pek güzel ortaya seren bir örnektir.
 
Fabrikada Devrimci Sol, Halkın Kurtuluşu ve DK yanlıları direndiler. So­nuçta 1000 den fazla işçi gözaltına alındı, işkenceye çekildi.
 
Bundan sonraki günler­de ise, polis-ordu Çimentepe ve Gültepeyi sardı, ev ev ara­ma yaptı.
Tariş direnişi, devrimci­lere zengin dersler vermek­tedir.
 
İlkönce şunu belirtmek gerekir ki, devrimcilerin ör­gütlülüğü, bu tip direnişler­de önderliği, insiyatifi ele geçirecek bir esneklikte, ha­reketlilikte olmalıdır. Tariş direnişi, hantal, hareketsiz örgütlenmenin, pratikte önderliği, insiyatifi sağlayamayacağını göstermiştir.
 
Tariş direnişi, sendika yönetimlerini elinde 'tutan reformist CHP'li ve de TKP'li yöneticilerin, sınıf uzlaş­macısı olduğunu, pratikte, egemen sınıflardan yana davrandığını ortaya koy­muştur. Sendikalar, bu re­formist ve revizyonistlerin elinde kaldığı sürece işçi sınıfı hareketi, bundan çok zarar görecek ve gelişmesi önünde bir engel teşkil edecektir.
 
Tariş direnişi, direnişe katılan HK, DY gibi grupla­rın, kendi dar gruplarının propagandasını yapmak amacıyla hareket etmelerinin, hiçbir yarar sağlamadığını, tersine, direnişin gücünü böl­düğünü de ortaya çıkarmış­tır. "İşte kendi grubumun propagandası için fırsat" mantığıyla hareket eden DY, HK, aslında, kendi pasifizmlerini örtbas etmek sevdasındaydılar.
 
İzmir'de sivil faşistle­rin gücünün "artırılması, ma­hallelerin faşistlerin eline verilmesi düşünülmektedir. Sıkıyönetimin ilan edilmesi, bu planı uygulamakta kolay­lık sağlayacaktır.
Devrimcilerin görevleri asıl bundan sonra başlıyor.
 
İZMİR DEVRİMCİ SOL

Kaynak: TUSTAV (Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı) kütüphanesinden yararlanılmıştır.

Yorumlar...
AYKUT AYDİNBAŞ,20.2.2011 17:54:22
SOL HERÇEPEDEN DARBE YEDİ.DİŞARDAN İÇERDEN. ÇÜNKÜ SOL DEVLET İMKANLARİNİN HALK YARARLANSIN DIYOR. GÜNÜMÜZDE SİYESETCİ SERMAYE İLŞKİSİNDE DEVLET İMKANLARİ PAYLAŞİLİYOR. SAHTE SOLCU LİDERLER SAHTE SOL YAZARLAR. PARANIN GÜCUİLE NORMAL. SOLU YOLUNDAN ÇİKARİP ŞEKİLSİZ TATSİZ BİR SOL. SERMAYEYE HİZMET EDEN BİR LİDER BAŞTA. GÜNÜMÜZDEKİ SENDİKALAR GİBİ.SOL HALKIN DEVLET KAYNAKLARİNDAN NASİL YARARLANMASI GEREKTİĞİNİ ORTAYA KOYAR. HALKIN DEVLETIN ZENGİNLİKLERİNDEN YARARLANMASİNİ ANLATİR SOLUN BAŞKA GÖREVİ YOKTÜR. SOYLA SOPLA İLGİLENMEZ. BUNLAR SOL A PALANGA VURUP DEVLETİN İMKANLARİNİ PEŞKEK ÇEKİP SİYASETÇİ SERMAYE ARASİNDA YEYİP İÇİP HALKA NE DEYEÇEKLER. DEVLETİN İMKANLARİNİ YABANCİ SERMAYE İŞLETECEK DONEMİN SİYASETCİSİ OLRAK ŞU KADAR KOMİSİYON ALDIK Mİ DİYECEKLER.TABİKİ DEVLETİN İMKANLARİNİ PEŞKEK ÇEKİP FAYDALANANLAR İŞİNİN ÇİKARİNİN DEVAM ETMESİ İÇİN SOL KÖTU OLACAK. BU MUCADELENIN BAŞARILI OLMAMASI İÇİN SOL BAZEN KÜRTÇÜ BAZEN ALEVİ BAZEN DİN DÜŞMANİ OLACAK..HELEKİ ŞU CAMİLERDE SOLU KOTULEYEN İMAMLAR YOKMU. SİZDEMİ SERMAYEDEN NAMELENİYORSUNUZ.YA ÜLKENİN KURTULUŞU SOLDAA İSE BUNUN HESABİNİ İMAM NASİL VERECEK. SAYİN İMAM MAĞAŞLİ İMAMLİKDE İŞİN NERESİNDE BİLMEM.