TKP'nin Tariş Direnişi için çağrısı ve bir değerlendirme Tariş Direnişi
19.1.2011 13:03:29

Çağrı:

Yiğit Tariş işçileri ile dayanışmayı güçlendirelim!
 
Yiğit Tariş işçileri günlerden beri şanlı bir direniş sürdürüyor. İzmir işçileri, emek­çileri 24 saatlik genel greve gitti. Bu direniş daha şimdiden Ege halkının desteğini kazandı. Tariş işçilerinin eylemi, memleketin dört bucağında yankılanıyor. Zincir­leme dayanışma eylemleri yükseliyor. Emperyalizmin, tekellerin, Demirel hükümetinin saldırılarına karşı işçi sınıfının, milyonlarca emekçinin savaşım gücü bileniyor. Genel direniş belgisi yayılıyor. İşsizliğe, pahalılığa, dayanılmaz vergilere, anti-demokratik baskılara, zorbalığa ve faşist saldırılara karşı, iş, ekmek, toprak, can güvenliği, demokratik haklar ve özgürlükler için direnmekten başka yol olmadığını, halkımız giderek daha iyi kavrıyor.
 
Yığınsal işten atmalara, Tariş'in faşistlere üs yapılmasına, tekellerce yağma edil­mesine karşı çıkan işçilerin bu istemleri tümüyle haklıdır. TKP, direnen yiğit Tariş işçilerinin yanındadır.
 
Demirel hükümeti, direnişe giden işçilere, halka karşı kanlı bir savaş açtı. Askeri, jandarmayı, polisi panzerlerle işgal ordusu gibi halkın üzerine sürüyor. Yakalanan işçiler canlı kalkan olarak kullanılıyor. Emekçi semtleri basılıyor. Binlerce işçi, emek­çi, kadın ve çocuk tutuklanıyor. Stadyumlara dolduruluyor. Daha dün, ABD ile köle­lik anlaşması bağlayan, memleketi emperyalizme satan Demirel hükümeti, Ameri­kan bankalarının, yerli, yabancı tekellerin planlarını zorbalık yasalarıyla, süngü gücüyle uyguluyor.
 
Bu kanlı saldırı karşısında emekçilerin, çolukları, çocuklarıyla barikatlarda, sınıf düşmanına karşı savundukları fabrikalarda sürdürdükleri direniş sonuna kadar haklıdır. Dökülen kanların suçlusu işçi düşmanı, halk düşmanı Demirel hükümetidir, gerici, sıkıyönetimci generallerdir. Gerçek gün gibi ortadadır.
Hükümet, militarist klik, işçi ve demokrasi hareketini ezmek ve böylece bunalımın yükünü halkın sırtına daha da yoğun yıkmak için kanlı provokasyonlar tezgahlıyor. Bu oyuna gelmemek, serüvenciliğe düşmeden, yığınsal direnişi örgütlü ve disiplinli sürdürmek günün parolası, başarının anahtarıdır.
 
İşçilerin haklı direnişini yasa dışı diye eleştiren CHP sağ yöneticileri, hükümetin, zorbaların kan dökmesine ses çıkartmıyor. Tüm CHP'liler mecliste hükümetin bu yasa dışı, kanlı zorbalığına karşı olan tüm saylavlar, Tariş işçileriyle dayanışmanızı gösterin!
Kaput giymiş emekçi halk çocukları, askerler, jandarmalar, «Biz işgal ordusu değiliz» diyen yurtsever subaylar! Faşistlerin kurşunladığı Yurdakul'un anısını yaşa­tan, ateş emri veren komiserin karşısına dikilen polisler! Kardeşlerinize, komşuları­nıza, yurttaşlarınıza kurşun sıkmayın! Kışlaya, karakola geri dönün!
MHP'nin «Tariş'e alacağız» diye kandırmaya çalıştığı emekçiler! Faşistlerin oyu­nuna gelmeyin! Grev kırıcılığı yapmayın! Sınıf kardeşlerinizin işini, ekmeğini elin­den almakta araç olmayın!
 
Sarı sözleşmeleri yırtmak için ayağa kalkan Seka, demir yolu, tekstil işçileri! Te­kellere karşı toplu sözleşme savaşımı içinde olan yüzbinlerce işçi! Pahalılığa, ver­gilere, yoklara karşı direnen kent ve köy emekçileri! Kıyıma, baskıya uğrayan öğret­men, memur ve aydınlar! Tariş işçileriyle dayanışmayı güçlendirin!
 
Kooperatifleri yerli-yabancı tekellerce yağma edilen, yıkılmak istenen, ürünlerine yok pahasına el konan Ege köylüleri! Direnişçi işçilere arka çıkın!
 
Tutuklu tüm işçilerin serbest bırakılması, Tariş'e bir tek faşistin sokulmaması ve Tariş'in tekellerin yağmasından korunması için, tüm ulusal demokratik güçler Tariş işçileriyle omuz omuza!
 
Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi
12 Şubat 1980 
 
Atılım Gazetesinin 5. ve 6. Sayfasında yer alan Tariş Direnişi hakkındaki yazı;
Yaşasın Tariş direnişimiz!
 
Türkiye işçi sınıfı tarihine, Tariş direnişi kanla, kurşunla yazıldı. Türkiye proletar­yasının bu yiğit evlâtları, onlarla dayanışmaya geçen genel grevci işçiler, milyon­larca emekçiyi uyandırdı. Onlara direniş gücü aşıladı. Tariş direnişi çevrende küme­lenen fırtına bulutları arasında bir şimşek gibi çaktı, önümüzde duran görevleri aydınlattı. Komünistler, TKP yığınların bu savaşından ders çıkarıyor.
 
Taris direnişi, Türkiye işçi sınıfına dostlarını, düşmanlarını tanımak için eşsiz bir deney oldu. Demirel hükümeti, miiltarist klik yerli ve yabancı tekellerin çıkarı için Tariş'te görülmemiş boyutlarda saldırıya geçti. Direnişi ezmek için onbinlerce asker ve polisi, tankları, topları ve helikopterleri işçilerin, emekçilerin üzerine sürdü. Ege­men sınıfların değil erki, en doğal hakları bile kendi isteğiyle vermeyeceğini gös­teren bu deneyi halkımız unutmayacaktır. Sınıf savaşında burjuva yasalcılığının ve burjuva «parlamentarizm»inin zehirli etkisini kırmanın özel önemini kavrayacaktır. Devrim ister barışçı, ister barışçı olmayan yolu izlesin devrimci zor kullanım olma­dan utkuya ulaşılamayacağını böylesi deneylerde çelikleşerek öğrenecektir.
 
Gün silâha sarılma ve ayaklanma günü değil. Egemen sınıflar böylesi bir serüven yaratmak için yanıp tutuşuyor. Tariş direnişinde bu kanlı taktik en kaba biçimde uygulandı. Demirel hükümeti, direnişçileri silâhlı çatışmalara sürüklemek için her şeyi yaptı. Fabrikalarda disiplinle direnen işçilerin provokasyona gelmemesi üzerine, sal­dırıyı mahallelere yaydı, özellikle goşist gurupların var olduğu yerlerde, bunları bilinçli olarak kışkırttı. Tariş direnişinde ortaya çıkan tüm çatışmaların sorumlusu hükümettir, militarist kliktir. Direnen işçiler, emekçiler kendilerini barikatlarda savun­mak zorunda kaldılar. Bunun terörcülükle uzak yakın ilgisi yoktur. Bunu anlamayan bir kimse, değil Marksist, demokrat bile olamaz.
 
Komünisti hem serüvenciden, hem de sınıf uzlaşmacısından ayıran kızıl şerit bura­dan geçer. Tariş direnişinin ön sıralarında savaşan komünistler, tüm direniş bo­yunca işçileri ve emekçileri egemen sınıfların taktiğine karşı uyardılar. Goşist gurup­ların silâhlı serüvenciliğine karşı aralıksız savaştılar. Polisin, jandarmanın işçileri, emekçileri köşeye sıkıştırdığı, silâhlı çatışmaya bilerek yol açtığı zaman, bir tek komünist işçileri bu alçakça saldırı karşısında yalnız bırakmadı. Bugün de, TKP, şanlı Tariş direnişini burjuvazinin karalamalarına karşı en önde savunuyor. İşçiler, bu direnişten şimdi serüvenciliğin ve teslimiyetçiliğin işçi hareketi için ne denli zararlı olduğu sonucunu komünistlerin yardımıyla çıkarıyor. Yığınların bu savaşı, tüm ilerici güçleri eğitiyor.
 
Savaş sürüyor
Tariş direnişi bugün de başka biçimler altında sürüyor. TKP, Tariş direnişinin başarı yolunu daha en baştan çizdi. Bu yol, Tariş işçileriyle en geniş dayanışmayı aktif olarak örgütlemek, sınıf düşmanının tüm güçlerini Tariş'e yığmasını önlemekti. Türkiye işçi sınıfı bu yola koyulmuştur. Eğer egemen sınıflar Evren'in deyimiyle çok daha yığınsal olarak «kan dökmeyi göze alamadıysa», bu, İzmir çapındaki genel grevin, köylü, esnaf dayanışmasının sonucunda oldu. Şimdi işçilere tepeden akıl vermeye yeltenenler var. Kimileri «direnmemek daha iyiydi» diye papaz kılığında ortaya çıkıyor. Bunların başını CHP sağ kanat yöneticileri çekiyor. Kimileri de bir avuç Tariş işçisinin sonuna kadar «silâhlı eyleme» sürüklenmeyişine kızıyor. Bunlar da Halkın Kurtuluşu benzeri terör çeteleridir. Komünistler ise, «Tariş işçisinin saç­tığı kıvılcımı, milyonlara yaymak, dayanışmayı ülke ölçüsünde daha aktif olarak örgütlemek gerekir» diyorlar. Sınıf dayanışması ve demokrasi güçlerinin dayanışması bundan sonraki her yerel direnişin de utku anahtarıdır. İşçiler politik savaşımda yer alan partileri, örgütleri bu direnişteki taktikleriyle bir kez daha tanıma fırsatı bul­dular.
 
Çiğli operasyonunun gürültüsü CHP yöneticilerine Tariş direnişinin haklılığını çok­tan unutturdu. Goşist guruplara gelince, bunlar, binlerce işçinin işlerinden atıldığı, bir o kadarının tutuklandığı yangın yerinden başka serüvenlere doğru yelken açtılar. Şimdi Tariş direnişini kaldığı yerden başarıya ulaştırmak komünistlerin ve bağla­şıklarının omuzlarındadır.
 
Tutuklanan tüm işçilerin serbest bırakılması, için, işten atılanların işe alınmaları için, faşist komandoların fabrikalardan kovulması için, Tariş'e tekellerin el koyma­sını önlemek için; Tariş'te 11 bin işçinin ve 80 bin kooperatif ortağı köylünün dene­timi için savaş sürecektir.
 
Kaynak: TUSTAV (Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı) kütüphanesinden yararlanılmıştır.

Yorumlar...