Kendi sesimizi susturduk! Arsiv
18.6.2011 01:00:29, Onur Yıldırım

İzmir’in demokrasi ve emek güçlerinin muhalif sesi Demokrat Radyo 14 Haziran gecesi sustu. Ekonomik sorunlar nedeniyle yayınını durduran Demokrat Radyo’nun yaptığı ilk açıklamada "İzmir demokratik kamuoyunun hayat damarlarından birini kaybettiğini anlamasını temenni ediyoruz” şeklindeki sitemkâr ifadeler yer aldı.  Aslında hiç de haksız değillerdi.
 
Yayınlarını ekonomik sorunlar nedeniyle durdurma kararı alan ve 14 Haziran Salı günü Demokrat Radyo’nun 107.3 frekansından da duyurduğu yayınlarına uzunca bir süre ara vereceklerini bu konu hakkında bilgi vermek üzere İzmir’deki demokratik kitle örgütü, sendika ve siyasi parti temsilcileriyle toplantı yapacaklarını duyurdular. Bu toplantı hem bir vedalaşma toplantısı hem süreci anlatmak için bir fırsattı radyo emekçileri İzmir’in bu duruma duyarlılık göstereceğini düşünüyor ve birlikte emek, özgürlük ve demokrasi mücadelesi verdikleri kurumları görmeden gitmek istemiyorlardı. Demokrat Radyo yine sahipsiz kaldı. İzmir’de bulunan tüm kurum ve kuruluşlara çağrı yapılmasına rağmen az sayıda parti ve kurumla görüşebildiler. Sendikacıların toplantıları partilerin seçim değerlendirmeleri o kadar önemliydi ki yoğunluktan bir temsilci bile gönderemediler.
 
İzmir’de bağımsız adayların seçim kazanamaması ile demokrat radyonun kapatılması aynı fikriyatın sonucudur. İzmir’de mücadele yürüten demokrasi güçleri kendilerini bir kez daha sorgulamalı. İzmir’de yükselen AKP oyları, gidererek gerileyen toplumsal muhalefet, sendikaların hali, hem İzmir’in emek güçleri hem de Türkiye’nin muhalif güçleri bu gidişatı bir kez daha gözden geçirmelidir. İçinde düştüğü vurdumduymazlık ve bana necilik havasından bir an önce çıkmalıdır. Bir kentin tek muhalif sesi olan, canla başla İzmir’den emekçilerin sesini yükseltmek, onların eylemlerini duyurmak için çalışan emek veren bir radyoya sahip çıkamadı bu kent.
 
Demokrat Radyo’nun genel yayın koordinatörü Arzu Demir, muhalif basının ancak dayanışma ile ayakta durabildiğini hatırlattı, “Açık söylemek istiyorum, ezilenler, emekçiler, barış güçleri, seslerine sahip çıkmadıkları için Demokrat Radyo sustu” dedi. Yeniden yayına başlama umudunu hiç yitirmeyeceklerini belirten Demir, yıllardır radyoya emek veren herkese teşekkür etti. Radyonun kapatılma kararının kendileri açısından zor bir karar olduğunu belirten Demokrat Radyo emekçileri, iki yıldır ekonomik sorunlar ile boğuştuklarını belirterek,”bizim gibi ezilenlerin mülksüzlerin sesi olan iletişim organları her zaman ekonomik sorunlar yaşarlar.”dedi. Bu krizlerin dayanışma ile aşılabileceğini belirttiler.   
   
Demokrat Radyo genel yayın koordinatörü Arzu Demir, varlık-yokluk noktasında gelinmesi ve yayının durdurulmasına ilişkin, başka nedenlerin de olduğunu hatırlatarak “ana ekonomik kaynağımız reklam ve sponsorluk geliri. Reklam verenler de temel olarak küçük esnaf. Esnafta yaşanan krizlerden etkilenmiş ve bu durumda ilk reklam ve tanıtım giderlerini kesiyorlar. O günlerde ağır siyasi baskılar da yaşadık. Eski Yayın Koordinatörümüz Nadiye Gürbüz ile muhabirimiz İsminaz Ergün tutuklanarak aylarca hapishanede tutuldu” dedi.
 
Radyo emekçileri reklam konusunda yaşadıkları sıkıntıları ise şu şekilde anlattılar. “ Bu kentin kendi özgün durumları var, reklam piyasasının darlığı  bizi etkiledi ama en önemlisi yayın politikamız nedeni ile reklam alamıyor olmak İzmir’in zor bir kent olduğunu gösterdi bize. Kimi zaman Kürtçe ya da Ermenice müzik çalmak, Kürt sorununda demokratik çözüm talebini gündeme getirmek, reklam gelirlerimizin kesilmesinde çok etkili oldu.”dediler.
 
İzmir’in en eski radyosu olan Demokrat Radyonun kapanması ile bu kente verilen ‘’ aydın ve demokrat kent’’ misyonu ile çelişiyor. Şehrin tek muhalif sesi olan Radyo kapanıyor bu kent de yaşayan muhalifler ise sessiz.
 
Bu sırada Arzu araya giriyor “bu noktaya gelmemiz bu radyonun çalışanlarının yetersizliği değil. Eksikliklerimiz, acemiliklerimiz var. Ama biz “bakın kapanma noktasındayız, madem ‘bu ses bizim’ diyorsunuz, o zaman elinizi taşın altına atın” dedik defalarca. Bunu mikrofonlardan dediğimiz gibi birebir görüşmelerde de ifade ettik. Fakat çağrımız yanıt bulmadı. Bu durumda, Demokrat Radyo’yu kendi mikrofonu olarak görüp kullanan İzmir devrimci-yurtsever-demokrat kamuoyu da bu sonda pay sahibidir. Geldiğimiz noktanın başka sonuçları da var elbette. Emekçi ve sol hareket içerisindeki dayanışma duygusunun yaşadığı erozyonu da tartıştıran bir noktadır kapanmamız. Yayın durdurmayla birlikte bunun da tartışılmasını umut ediyoruz. Yanıtım belki uzun oldu ancak bir noktayı daha anımsatmak istiyorum. Demokrat Radyo Ege bölgesinde, emekçilerden yana yayınlarının yanı sıra barışın ve kardeşliğin sesiydi. Çok açık bir biçimde, şovenizm, ırkçılık ve tek tipleştirmeye karşı mücadele etti. Bu kente, Kürt sorunun çözümü için Türk halkının da barıştan yana tutum alması gerektiğini her defasında anlattı. Açık bir biçimde, barıştan ve çözümden yana taraf olduk. Yaşadığımız baskıların temel nedeni de yayın politikamızın bu yönü oldu. Bizim bu yaptığımızı yapacak başka bir yerel basın organı yok İzmir’de. Bu durumun kentteki demokrasi ve barış mücadelesi açısından yaratacağı olumsuz etki ne olacak? Bunları düşünmeli İzmir demokratik kamuoyu.
 
Bir sessizlik oluyor. Bir kırgınlık hali var radyo emekçilerinde radyoda çalışan dört kişi bir birine bakıyor. Radyo da her şey kutulanmış kaldırılmayı bekliyor. Bu hengamede yayın devam ediyor. Arzu haberleri vermek için stüdyoya giriyor. Gonca gelen telefonlara bakıyor.8 saat sonra kapanacak bir radyo gibi değil sanki burası hala özverili bir çalışma yayın akışını düzenli yürütme çabası içten içe duygulandırıyor insanı.
 
Radyo da program yapanlar ne durumda diye soruyorum aklıma Hacay Yılmaz Geliyor yıllardır bu radyoda emek veriyor en çok üzülenlerden biriside o olmalı sanırım.
Arzu, “Herkes çok üzgün tabi ki, Demokrat Radyo gönüllülük esası üzerinden yayınlarını sürdürdü. Böylesi bir durumda yani maddi katkının olmadığı yerde insanların radyo ile kurduğu özel ilişki onlara güç verdi. Yani hiç birimizin ekmek kapısı değil burası. Kapanınca başka bir ekmek kapısı ararız gibi bir noktada değiliz. Bizim çocuğumuz gibiydi. O nedenle çocuğumuzun zarar görmesi bizi derinden yaralıyor. Ben biraz bu süreci şuna benzetiyorum: Radyoyu, ölmesin diye – çünkü tamamen kapanma ihtimali vardı- derin dondurucuya koyduk. Bir yıl boyunca onun yaşayabilmesi için gerekli koşulları sağladığımızda derin dondurucudan çıkartacağız. Yaşadığımız durumla ilgili açıkçası bu imgeler canlanıyor belleğimde. 
 
Gonca, ” Dinleyicilerimiz de üzgün ama durumun tam anlaşıldığını düşünüyorum kısa zamanda tekrar radyoyu açacağımız düşünüyorlar. Artık son noktaya geldik 15 Haziran’dan itibren gerçek acı bir biçimde hepimizin yüzüne çarpacak. Haber ya da müzik dinlemek için eller 107.3 frekansına gittiğinde tanıdık ses olmayacak.” ifadelerini kullandı.
 
Demokrat  Radyo emekçileri  akşam bir veda programı yapacakları için artık sohbeti bitiriyoruz son olarak şunu belirtiyorlar “Büyük bir kayıp bu. İdeolojik kuşatma ve manipülasyonun bu kadar yoğun olduğu bir dönemde, alternatif medya kanallarına ihtiyacımız varken, alternatif bir radyo kanalı kapanıyor. Açık söylemek istiyorum, ezilenler, emekçiler, barış güçleri seslerine sahip çıkmadıkları için Demokrat Radyo sustu. Biz bunun da acı bir örneği olarak basın tarihinde yerimizi almış olduk. Son olarak da, 18 yıldır bu radyoda yüzlerce insanın emeği geçti. Sizin de aracılığınızla hepsine sonsuz teşekkürler. Yeniden buluşmak umudumuz daim olacak.
 
Radyodan çıkarken kapısında asılı olan Demokrat radyo afişi gözüme çarpıyor. Önündeki demir parmaklığa ve radyonun kapısına kilit vurulduğunu görmek ve gerçekle yüzleşmemize yetiyor. Bu durum içimi acıtıyor. İzmir kentinin   ezilenleri, emekçileri ve  barış güçlerinin  seslerine sahip çıkmadıklarından dolayı olduğunu bilmek daha bir acıtıyor insanının içini. Bu yazıyı okuyan herkes kendisini bir kez daha sorgulasın derim.
Teşekkürler İzmir.

0
Yorumlar...
Erdem Albayrak,18.6.2011 12:00:40
İzmir'i pek bilmem,öyle hoş anılarım da yok İzmir'de. 80'lerde sıkıyönetim makkemelerini, sonralarında DGM'sini Buca, Şirinyer askeri cezaevlerini, oralardaki direnişleri,içeride-dışarıda katledilen yoldaşlarımızı hatırlarım İzmir aklıma gelince... bir de Demokrat radyoyu. Tadı damağımda kaldı koğuşumuzdaki radyonun. Denizli'nin Acıpayam'ında da olsun birtane Demokrat Radyo dedik ama başaramadık. Kardaşlar,dostlar,yoldaşlar, canlar... gelin el ele verin, ne olacaksa yapın da hayatın zindanlarında umut aşılayan, direniş sağlayan kendi sesimizin boğulmasına izin vermeyin. Zaten sizler bunun için yok musunuz? Sağlıcakla kalın.